Acil Odası › Mevzuat ve triyaj › Adli olgu bildirimi ve adli rapor

Adli olgu bildirimi ve adli rapor

Hazırlayan
DoktorClub editörlüğü
Son kontrol
7 Ekim 2026
Dayanak
RG 12.10.2004 / 25611

Acil hekiminin suç belirtisini bildirme yükümlülüğü, bildirimin nereye yapılacağı, gözaltındaki kişinin muayenesi, kolluğun muayenede bulunması ve mahremiyet. TCK md. 279, 280; CMK md. 46, 75–77, 158, 159; Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9.

Ne diyor

Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · md. TCK 280/1

Bildirim yükümlülüğü

Hüküm, suçun kesinleşmesini değil, görev sırasında "bir suçun işlendiği yönünde bir belirti" ile karşılaşılmasını esas alır. Bildirmemek kadar bildirimde gecikmek de madde kapsamındadır (TCK md. 280/1).

Sağlık mesleği mensubu deyimine tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler girer (TCK md. 280/2).

Kamu görevlileri için ayrıca bir hüküm vardır: kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip bildirimi ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisi için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK md. 279/1).

İhbar Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olabilir (CMK md. 158/1, 158/5).

Ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusunu doğuran bir durum varsa ya da ölünün kimliği belirlenemiyorsa, sağlık işleriyle görevli kişiler durumu derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Bu hâllerde ölünün gömülmesi Cumhuriyet savcısının yazılı iznine bağlıdır (CMK md. 159/1–2).

Adli raporda kanunun kullandığı ölçütler

Kasten yaralamada ceza, fiilin etkisine göre değişir. Kanun ayrı bir hüküm olarak, etkinin "basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif" olduğu durumu düzenler (TCK md. 86/2).

Cezayı artıran sonuçlar arasında duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum ve gebe kadında erken doğum sayılır (TCK md. 87/1). İyileşme olanağı bulunmayan hastalık veya bitkisel hayat, duyu ya da organ işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği ve gebe kadında çocuğun düşmesi ayrıca sayılır (TCK md. 87/2).

Kemik kırığı veya çıkıkta ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre artırılır (TCK md. 87/3).

Gözaltındaki kişinin muayenesi ve kolluk

Gözaltına alınacak ya da zor kullanılarak yakalanan kişinin sağlık durumu hekim kontrolüyle belirlenir. Yer değişikliği, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakma veya adli mercilere sevkten önce de sağlık durumu hekim raporuyla tespit edilir. Muayene, kontrol ve tedavi adli tıp kurumu veya resmî sağlık kuruluşlarınca yapılır (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9).

Hekim raporu üç nüsha düzenlenir. Giriş raporunun bir nüshası sağlık kuruluşunda kalır, biri gözaltına alınana, biri soruşturma dosyası için kolluğa verilir. Uzatma, yer değişikliği veya çıkış raporlarının iki nüshası kapalı ve mühürlü zarfla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir; bu işlemlerde CMK md. 157'deki gizlilik kurallarına uyulur (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9).

Kişiyi muayeneye götüren kolluk görevlisi ile ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten görevlinin farklı olması zorunludur; personel yetersizliğinde bu durum belgelendirilir (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9).

Hekim ile muayene edilen kişinin yalnız kalması ve muayenenin hekim-hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Hekim kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk gözetiminde yapılmasını isteyebilir; bu istek belgelendirilerek yerine getirilir ve kişinin talebi hâlinde müdafi de, gecikmeye yol açmamak kaydıyla, muayenede bulunabilir (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9).

Hekim muayenede işkence, neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence veya eziyet suçlarının (TCK md. 94, 95, 96) işlendiği yolunda bir bulguya rastlarsa durumu derhâl Cumhuriyet savcısına bildirir (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9).

Kadının muayenesi, istemi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde kadın hekim tarafından yapılır (CMK md. 77/1). Kadın hekim bulunamazsa muayenede hekimle birlikte kadın bir sağlık personelinin bulundurulmasına özen gösterilir (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği md. 9).

Delil amaçlı muayene ve örnek alma

Şüpheli veya sanıkta delil elde etmek için iç beden muayenesi ya da kan, saç, tükürük, tırnak gibi örnek alınmasına hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verir. Savcı kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur (CMK md. 75/1).

Bu işlemler yalnızca tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yapılabilir ve kişinin sağlığına zarar verme tehlikesi bulunmamalıdır. Cinsel organlar veya anüs bölgesindeki muayene de iç beden muayenesi sayılır. Üst sınırı iki yıldan az hapis cezası gerektiren suçlarda bu işlemler yapılamaz. Özel kanunlardaki alkol muayenesi ve kan örneği hükümleri saklıdır (CMK md. 75/2–5, 75/7).

Mağdurda muayene ve örnek alma için de kural hâkim veya savcı kararıdır; ancak mağdurun rızası varsa karar gerekmez (CMK md. 76/1–2).

Yetkili hâkim ve savcı kararı olmaksızın kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan kişi için hapis cezası öngörülür; bulaşıcı hastalıklar nedeniyle mevzuata uygun yapılan muayeneler bunun dışındadır (TCK md. 287/1–2).

Mahremiyet

Muayene, teşhis ve tedavi makul bir gizlilik ortamında yapılır; tedavisiyle doğrudan ilgili olmayan kimselerin tıbbi müdahale sırasında bulunmaması mahremiyet hakkı kapsamındadır (Hasta Hakları Yönetmeliği md. 21).

Sağlık hizmeti sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen hâller dışında açıklanamaz (Hasta Hakları Yönetmeliği md. 23).

Hekimler ve diğer tıp meslek mensupları, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler konusunda tanıklıktan çekinebilir; ilgilinin rızası varsa çekinemez (CMK md. 46/1-b, 46/2).

Not

Bu sayfa TCK, CMK ve ilgili yönetmelik hükümlerinin olgusal özetidir; hukuki görüş değildir. Uyuşmazlıkta resmî metin esastır.

Sağlık Bakanlığının adli rapor düzenlemeye ilişkin genelgelerinin resmî metnine bu sayfanın hazırlanmasında erişilemediği için genelge hükümleri sayfaya alınmamıştır. Adli rapor biçimi ve e-rapor süreci için kurumunuzun yazılı prosedürüne bakınız.

Kaynaklar

  1. [R1] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, RG 12.10.2004 / 25611 (md. 86, 87, 279, 280, 287; konsolide metin)
  2. [R2] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, RG 17.12.2004 / 25673 (md. 46, 75, 76, 77, 157, 158, 159; konsolide metin)
  3. [R3] Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği, RG 01.06.2005 / 25832 (md. 9)
  4. [R4] Hasta Hakları Yönetmeliği, RG 01.08.1998 / 23420 (md. 21, 23)