Dünya genelinde yürütülen hakemli araştırmaların en kapsamlı sistematik incelemesi, bebeklerin yaşamlarındaki ilk 1001 günün (gebelikten iki yaş gününe kadar olan süreç) gelişimsel açıdan kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Leeds Trinity ve Leeds Üniversitelerinden araştırmacıların öncülük ettiği ve White Rose dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, iki yaşından küçük çocukların düzenli ve kasıtlı olarak ekran karşısında vakit geçirmesinin uzun vadeli olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu dönemde dijital cihazların bebeklerin gelişimine anlamlı hiçbir fayda sağlamadığının altını çiziyor.
Uzmanlar, ilk 1001 günlük dönemin insan beyninin en hızlı büyüdüğü ve dil, hareket, duygusal düzenleme ile sosyal becerilerin temelinin atıldığı bir zaman dilimi olduğunu vurguluyor. Bu kritik evrede yoğun ekran kullanımı; bebeklerin bakıcılarıyla bağ kurma, diğer çocuklarla oynama ve dil becerilerini geliştirme fırsatlarını büyük ölçüde kısıtlıyor. Araştırma sonuçları, dijital ekranlara maruz kalmanın bebeklerde aşırı uyarılma, uyku bozuklukları, göz sağlığı problemleri, çocukluk çağı obezitesi ve duygusal durumlarını yönetmek için cihazlara bağımlı hale gelme riskini artırdığını gösteriyor.
Birleşik Krallık genelindeki 174 ebeveynle yapılan anket ve odak grup görüşmelerini de içeren çalışma, anne ve babaların bebeklik döneminde ekran kullanımı konusunda sağlık profesyonellerinden yeterli rehberlik alamadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, dijital cihazların günümüzde işten sağlığa, alışverişten iletişime kadar modern aile hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek amacın ebeveynleri suçlamak olmadığının altını çiziyor. Ancak yetişkinlerin kendi sorunlu ekran alışkanlıklarının farkında olmadan çocuklara kötü örnek teşkil ettiği ve bu durumun küresel bir halk sağlığı sorununa dönüştüğü ifade ediliyor.
Rapor, iki yaş altındaki çocukların düzenli ekran sürelerinin tamamen sıfırlanmasını tavsiye ederken ebeveynlere ve politika yapıcılara pratik çözüm önerileri sunuyor. Ekran süresini azaltmak için açık havada geçirilen zamanın artırılması, yemek saatlerinde cihazların uzak tutulması, dijital olmayan oyuncaklarla aktif oyunların desteklenmesi ve yüz yüze etkileşimin teşvik edilmesi öneriliyor. Bilim insanları; hükümetleri, teknoloji şirketlerinin "her yaşa uygun" şeklindeki yanıltıcı pazarlama stratejilerini durdurmaya ve ailelerin bu dijital krizle tek başlarına mücadele edemeyeceğini kabul ederek daha net ulusal rehberler ile destek merkezleri oluşturmaya çağırıyor.