Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Bölümü'nden uzmanlar, mevsimsel veya aralıklı bir astım şekli olan alerjik astımı kapsamlı bir şekilde analiz ettiler. Araştırmacılar, durumun semptomlarını potansiyel olarak azaltabilecek bir sitokin keşfettiler. Ekip, yeni keşiflerinin alerjik astım için yeni tedaviler geliştirmeye yardımcı olabileceğini belirtti.
Araştırmanın baş yazarı Ben Ulrich şöyle anlattı: “Astımın tam bir tedavisi henüz yok ve mevcut tedaviler öncelikle semptomları çözmeye odaklanıyor. Riley Çocuk Hastanesi'ndeki yüksek riskli astım kliniğinde vakit geçirirken, birçok hastanın daha aralıklı bir hastalık seyrine sahip olduğunu gözlemledim. Laboratuvara gittik ve alerjik hafızayı daha doğru bir şekilde tanımlamak ve akciğerdeki yanıtı geri çağırmak için modeller geliştirdik.”
Alerjik Astım Nedir?
Son tahminler, dünya çapında yaklaşık 235 milyon insanın astımı olduğunu ve şu anda ABD nüfusunun yaklaşık %8'inin bu durumdan etkilendiğini göstermekte. Ayrıca astımlı kişilerin yaklaşık yarısını, yetişkinlerin yarısı ve çocukların %90'ı oluşturuyor.
Alerjik astım, bir kişi belirli alerjenleri soluduğunda ortaya çıkıyor ve bu da hırıltı, öksürük ve ciddi vakalarda hastaneye yatışla sonuçlanan astımlı alevlenme gibi semptomlara neden oluyor. Bu semptomlar iltihaplanma, hava yolu daralması ve mukus üretiminden kaynaklanıyor. Alerjik astımı olan kişiler, yalnızca yılın belirli zamanlarında ortaya çıkan mantarlara, polenlere veya diğer alerjenlere maruz kalmayı içeren mevsimsel alerjenlere maruz kaldıklarında, antijen sunan hücreler, iltihaplanmayı başlatan sitokinleri salgılamak için CD4 pozitif T hücrelerini aktive ediyor.
Sitokinleri Hedefleme
Araştırmada ekip, alerjik hafıza tepkilerini nasıl etkilediğini gözlemlemek için interlökin 9 (IL-9) olarak adlandırılan belirli bir sitokini analiz etti. Araştırmacılar, IL-5 ve IL-13'e ek olarak IL-9 üreten benzersiz bir bellek CD4 T-hücresi popülasyonu keşfettiler. Bu hücreler, IL-9'u antijene özgü bir şekilde salgıladı. Ayrıca bu hücreler, ST2 adı verilen bir IL-33 reseptörünü eksprese etti ve IL-33 varlığında alerjene özgü bir şekilde IL-9 üretimini güçlendirdi. Ekip, IL-9'un bloke edilmesinin, epitel hücrelerinde mukus üretimi ile ilişkili bir dizi genin ifadesinde bir azalma ile sonuçlandığını buldu. Ek olarak, IL-9'un engellenmesi, CD4 T-hücrelerinde ve B-hücrelerinde bir azalma ile sonuçlandı ve mikrofajlar üzerindeki aktivasyon belirteçlerinin ekspresyonunu değiştirdi.
Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Anabilim Dalı başkanı, aynı zamanda çalışmanın da kıdemli yazarı Mark Kaplan şunları söyledi: “Bu çalışma, mevsimsel alerjiler sırasında akciğerlerde IL-9'u hedeflemenin akciğer iltihabının önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermekte. Akciğerlerin alerjik geri çağırma tepkilerine aracılık eden bir hafıza hücresi popülasyonuna odaklanarak, tedaviler için yeni hedefler geliştirebiliriz.”