Bazı Aşılar Artık Rutin Tavsiye Listesinde Değil
ABD’de çocukluk çağı aşı takviminde yapılan son güncelleme, aileler ve sağlık çalışanları arasında büyük bir kafa karışıklığına yol açtı. CDC, daha önce tüm çocuklar için rutin olarak önerilen aşı sayısını 17’den 11’e düşürerek, geri kalan aşılar için "ortak klinik karar verme" adı verilen yeni bir model başlattı. Bu radikal değişiklik, bazı aşıların artık otomatik olarak yapılmayacağı, bunun yerine aileler ve doktorlar arasındaki özel görüşmelere dayanacağı anlamına geliyor.
Yeni düzenlemeye göre; kızamık, kabakulak, kızamıkçık, çocuk felci ve tetanos gibi 11 temel hastalık için aşı tavsiyesi "herkes için rutin" kalmaya devam ediyor. Ancak aralarında Hepatit A, Hepatit B, rotavirüs, grip, COVID-19 ve menenjit aşılarının da bulunduğu altı kritik aşı, rutin listeden çıkarılarak "özel kategoriye" alındı. Bu aşılar artık sadece yüksek risk grubundaki çocuklara veya doktorla yapılan bireysel değerlendirme sonucunda uygun görülenlere uygulanacak.
Haberde, bu politika değişikliğinin kamuoyunda yanlış anlaşıldığına dair ciddi veriler paylaşılıyor. Yapılan araştırmalar, her beş yetişkinden birinin "ortak karar verme" modelini, söz konusu aşıların "herkes için iyi bir fikir olmayabileceği" şeklinde yorumladığını gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun halk sağlığı topluluğunun aşıların güvenliği ve etkinliği konusunda şüpheleri varmış gibi algılanmasından endişe ediyor; oysa kurumlar bu aşıların hala koruyucu olduğunu savunuyor.
Bilim insanları, aşılama sürecindeki bu "esnekliğin" ciddi riskler taşıdığı konusunda uyarıyor. Tek tip bir takvimden uzaklaşılmasının, özellikle rutin dışına çıkan aşıların uygulanma oranlarını düşüreceği ve bu durumun önlenebilir hastalıkların yeniden salgınlara yol açmasına zemin hazırlayacağı belirtiliyor. Örneğin, rotavirüs veya Hepatit B gibi aşıların geçmişte milyonlarca hastaneye yatışı engellediği hatırlatılarak, erişimin zorlaşmasının bedelinin ağır olabileceği vurgulanıyor.
Öte yandan, sağlık otoriteleri sigorta kapsamı konusunda aileleri teskin etmeye çalışıyor. Tavsiye statüsü değişmiş olsa bile, daha önce kapsama dahil olan tüm aşıların hem özel sigortalar hem de devlet destekli programlar tarafından karşılanmaya devam edeceği açıklandı. Ancak asıl sorun, eczacıların sadece CDC’nin tam tavsiye listesindeki aşıları yapma yetkisine sahip olması nedeniyle, bazı eyaletlerde bu aşılara erişimin fiziksel olarak zorlaşabilecek olması.
Uzmanlar, karmaşanın aşıların kaçırılmasına yol açmaması için sağlık kuruluşlarının daha şeffaf ve anlaşılır bir dil kullanması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, "kişiselleştirilmiş karar" verme çabasının, toplumun genel bağışıklık kalkanında tehlikeli boşluklar yaratmasından korkuluyor.