Çocukların süt dişlerinin çıkış zamanı genetik, coğrafya ve beslenme gibi birçok faktöre bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir. Ancak yeni bir araştırma, diş çıkarma zamanını etkileyen bir faktörün daha olduğunu ve bunun doğumdan önce başladığını öne sürüyor. University of Rochester'dan Dr. Ying Meng liderliğindeki çalışma, hamilelik sırasında yaşanan stresin, bebeklerin ilk dişlerinin normalden daha erken sürmesine neden olabileceğine dair daha önce gösterilmemiş bir bağlantıya işaret ediyor.
Araştırma, ABD'de sosyoekonomik açıdan dezavantajlı 142 annenin katılımıyla 2017 ve 2022 yılları arasında gerçekleştirildi. Tam zamanında doğum yapan bu anneler, hamileliklerinin ikinci yarısında tükürük örnekleri verdi. Bilim insanları, büyüme, metabolizma ve fetal gelişimi etkileyen kortizol, östradiol, progesteron, testosteron, triiyodotironin ve tiroksin olmak üzere altı hormonun seviyelerini ölçtü. Ardından, anneler ve bebekler doğumdan sonraki ilk iki yıl boyunca düzenli olarak takip edildi ve diş hekimleri her ziyarette hangi dişlerin çıktığını kaydetti.
Çocukların diş çıkarma zamanları bu grupta da büyük farklılıklar gösterdi; altı aylıkken yüzde 15'inin bir ila altı dişi varken, 24 aylıkken çocukların dörtte biri 20 dişin tamamına sahipti. Tüm bu varyasyonlar arasında, dikkat çekici bir ortak örüntü ortaya çıktı: Hamileliğin son dönemlerinde kortizol seviyeleri yüksek olan annelerin bebekleri, altı aylıkken daha fazla dişe sahipti. Stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyeleri en yüksek olan annelerin bebeklerinin, en düşük seviyedekilere göre ortalama dört diş daha fazla çıkardığı gözlemlendi.
Çalışmanın lideri Dr. Meng, "Burada, bir annenin hamileliğin son dönemlerinde daha yüksek düzeydeki stresle ilişkili hormonlarının, özellikle de kortizolün, bebeğinde süt dişlerinin daha erken sürmesiyle ilişkili olduğunu gösteriyoruz" dedi. Dr. Meng, yüksek anne kortizolünün fetal büyümeyi ve mineral metabolizmasını (kemik ve dişlerin mineralleşmesi için gerekli olan kalsiyum ve D vitamini seviyelerinin düzenlenmesi dahil) değiştirebileceğini belirtti. Ayrıca kortizolün kemik yapımı, şekillendirilmesi ve yeniden modellenmesinden sorumlu hücrelerin aktivitesini de etkilediği biliniyor.
Bu bulgular, doğum öncesi stresin çocuklarda biyolojik yaşlanmayı hızlandırabileceğine dair ek kanıt sunuyor. Dr. Meng'e göre, dişlerin erken sürmesi, bir bebeğin tehlikeye girmiş oral gelişimi ve genel sağlığı için erken bir uyarı işareti olarak hizmet edebilir; bu da sosyoekonomik yoksunluk ve doğum öncesi stresle ilişkilidir. Araştırmacılar, stresin yaşam boyu sağlığı nasıl etkilediğini anlamak için bu bağlantıları incelemeye devam ederken, dişlerin erken yaşam koşullarının gelişimi nasıl şekillendirdiğine dair açık ve ölçülebilir bir işaret sağladığını belirtiyor.