Araştırmacılar uyku kalitesindeki düşüklüğün, Alzheimer gibi yaşlanmaya bağlı hastalıkların kaynağı olma ihtimali üzerinde duruyor. Bilim adamları yaş ilerledikçe, uykuyu düzenleyen nöronlar ve beyin devrelerinin…

Araştırmacılar uyku kalitesindeki düşüklüğün, Alzheimer gibi yaşlanmaya bağlı hastalıkların kaynağı olma ihtimali üzerinde duruyor.
Bilim adamları yaş ilerledikçe, uykuyu düzenleyen nöronlar ve beyin devrelerinin işlevindeki gerilemeye bağlı, uyku kalitesi ve süresinin azaldığını söylüyor. Araştırmalara göre uyku kalitesi, 30’lu yaşlarda bozulmaya başlarken, 50’li yaşlara ulaşan bir kişinin, dinlendirici uyku kapasitesinin ortalama yüzde 50’sini kaybettiğini, uykuya dalmakta ve deliksiz uyumakta zorlandığını söylüyor.
Berkeley’deki California Üniversitesi’nden nörobilim ve psikoloji profesörü Matthew Walker, REM adı verilen uyku evresinin, yaşlanmaktan etkilenmediğini ancak REM dışı derin uyku evresinin bozulmaya başladığını belirtiyor.
Yaşlanmayla birlikte insanların, kanser, kalp ve Alzheimer hastalıklarına yakalanma riskleri artıyor. Ancak Walker: “Bence bu hastalıklar ve uyku sorunu birbirini etkiliyor. Hatta bir tanesi daha baskın. Başka bir deyişle, bence uyku bölünmeleri, yaşlandıkça demansı tetikleyen bir durum.” diyor. Uykusuzluktan, kalp-damar sistemi ve metabolizma dahil, bütün vücudun etkilendiğini söyleyen Walker, uykusu bölünen kişilerin kalp ve diyabet hastalıklarına daha yatkın olduğunu vurguluyor. Walker, çok hafif elektrik akımı ve manyetizmayla beyindeki uyku merkezlerini uyaran yeni terapiler geliştirildiğini hatırlatarak bu bulguların yeni tedaviler açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Kaynak: Amerikanın Sesi