30 Saniyede Özet
Karın ana atardamarınızda (aort) balon gibi bir genişleme oluşabilir; buna abdominal aort anevrizması denir. Bu genişleme çoğu kişide hiçbir belirti vermez ve yırtılana kadar fark edilmez. ABD Koruyucu Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), 65-75 yaş arası ve hayatında sigara içmiş erkeklere tek seferlik ultrason taraması önerir. NHS programında test genellikle 10-15 dakika sürer ve ağrı vermez. Yaklaşık 5,5 santimetre eşiği birçok programda damar cerrahisi değerlendirmesini gündeme getirir; belirti, büyüme hızı, cinsiyet ve ameliyat riski kararı değiştirebilir.
Acil: Karnınızda, belinizde veya bacaklarınızda aniden başlayan çok şiddetli bir ağrı hissederseniz beklemeyin. Buna baygınlık hissi, bayılma, soğuk terleme, hızlı kalp atışı veya bulantı eşlik edebilir. Bunlar damar yırtılmasının belirtileri olabilir. Hemen 112'yi arayın. Kendi aracınızla hastaneye gitmeye çalışmayın.
Aort ve anevrizma: aslında ne oluyor?
Aort, kalpten çıkan ve vücudun en büyük atardamarı olan damardır. Göğüs boşluğundan aşağı iner, karın bölgesinden geçer ve bacaklara doğru ikiye ayrılır.
Sağlıklı bir aortun duvarı hem güçlü hem esnektir. Kalp her attığında gelen basınca rahatça dayanır.
Bazı kişilerde bu duvar zamanla zayıflar. Zayıflayan bölge basınç altında dışa doğru genişler. Hekimler buna anevrizma (damar duvarında balonlaşma) adını verir.
Karın bölümünde oluşana abdominal aort anevrizması denir. Cleveland Clinic'e göre tüm aort balonlaşmalarının yaklaşık yüzde 75'i burada ortaya çıkar.
Tanı sınırı nettir. USPSTF'ye göre aort çapı 3,0 santimetreye ulaştığında bu tanı konur.
Asıl sorun şudur: balon büyüdükçe damar duvarı incelir. İnce duvar bir noktada yırtılabilir. Yırtılma, karın içine hızlı ve yoğun bir kanama demektir.
Neden erkeklerde çok daha sık görülür?
Bu tabloda cinsiyet farkı çarpıcıdır. Cleveland Clinic, sorunun erkeklerde yaklaşık dört kat daha sık görüldüğünü bildirir.
Tarama çalışmaları farkı daha da net gösterdi. İngiltere'deki Chichester araştırmasında kadınlarda sıklık yüzde 1,3 çıktı. Aynı çalışmada erkeklerde bu oran yüzde 7,6 oldu.
Peki neden böyle? Tek bir sebep yok. Birkaç etken üst üste biner.
- Cinsiyet biyolojisi: Erkek cinsiyeti başlı başına bir risk etkenidir. USPSTF bunu ileri yaş ve tütünle birlikte ana etkenler arasında sayar.
- Tütün geçmişi: Erkeklerde kuşaklar boyunca toplam sigara maruziyeti daha yüksek oldu. Bu birikim damar duvarını yıpratır.
- Damar duvarının yapısı: Cleveland Clinic'e göre tütün, aort duvarına yapı kazandıran proteinleri azaltır. Duvar böylece direncini kaybeder.
Yaşın etkisi de belirgindir. Aynı kaynağa göre her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar.
Kadınlar için de bir uyarı gerekir. Onlarda sıklık düşüktür ama tehlike daha küçük çaplarda başlayabilir. Bu yüzden cerrahi eşik kadınlarda daha erkendir.
Neden hiçbir belirti vermeden ilerler?
Şaşırtıcı ama bu genişleme genelde ağrı yapmaz. USPSTF'nin ifadesiyle vakaların çoğu yırtılana kadar sessiz kalır.
Nedeni anatomiktir. Aort, karın boşluğunun derinliğinde ve omurganın önünde yer alır. Etrafında sıkıştırıp sinyal verebileceği çok fazla yapı yoktur.
Balon çok yavaş büyür. Vücut bu yavaş değişime uyum sağlar. Bu yüzden erken uyarı sinyali oluşmaz.
Bazı kişilerde yine de ipuçları çıkabilir. Cleveland Clinic şu bulguları sıralar:
- Belde veya karında sürekli, derin bir ağrı
- Bacak, kasık veya leğen bölgesinde ağrı
- Karında kalp atışı gibi zonklayan bir his
Ancak bu belirtiler genelde yırtılmaya yaklaşırken çıkar. Onları beklemek iyi bir strateji değildir.
Elle muayene de yeterli değildir. USPSTF'ye göre muayenenin yakalama oranı yüzde 39 ile 68 arasında kalır. Bu nedenle tarama için muayene önerilmez.
Kimlerin taranması gerekir?
Bu bölüm yazının en pratik kısmıdır. USPSTF 2019'da yayımladığı öneride grupları net ayırdı.
En güçlü öneri (B derecesi): 65-75 yaş arasındaki ve hayatında sigara içmiş erkekler. Bu gruba tek seferlik ultrason taraması önerilir.
Burada "sigara içmiş" tanımı önemlidir. Literatür genelde hayat boyu 100 adet veya daha fazla sigara içmiş kişiyi bu gruba koyar. Yani yıllar önce bırakmış olmanız sizi listeden çıkarmaz.
Seçici öneri (C derecesi): 65-75 yaş arası, hiç sigara içmemiş erkekler. USPSTF burada herkesi otomatik taramak yerine kişiye özel karar önerir. Aile öykünüzü ve diğer risklerinizi hekiminizle konuşun.
Damar cerrahları biraz daha geniş bir çerçeve çizer. Society for Vascular Surgery (SVS) 2018 kılavuzu şunları önerir:
- 65-75 yaş arası, tütün kullanım öyküsü olan kadın ve erkeklere tek seferlik ultrason
- Anevrizma saptanan kişilerin birinci derece akrabalarına (anne, baba, kardeş, çocuk) tarama
- 75 yaş üstü, tütün öyküsü olan, genel sağlığı iyi ve daha önce hiç taranmamış kişilere tek seferlik tarama
İngiltere bambaşka bir yol seçti. Ulusal program, 65 yaşına giren tüm erkekleri sigara sorusu sormadan davet eder.
NHS bazı ek risk durumlarını da sıralar. Ailede anevrizma öyküsü, yüksek tansiyon, KOAH (kronik akciğer hastalığı) ve aktif sigara kullanımı bu listede yer alır.
Diyabet konusunda kaynaklar ayrışır. NHS diyabeti risk artırıcılar arasına koyar. USPSTF ise diyabeti riski azaltan etkenler arasında sayar.
Sigaranın rolü: suçlama değil, bilgi
Tütün bu tabloda en belirleyici etkendir. USPSTF onu balonlaşmanın sıklığı, büyüme hızı ve yırtılma riski için en güçlü belirleyici olarak tanımlar.
İlişki doza bağlıdır. Toplam maruziyet arttıkça risk de artar.
Burada iki iyi haber var. Birincisi, bırakmak gerçekten işe yarar. SVS kılavuzu, büyümeyi ve yırtılma riskini azaltmak için bırakmayı güçlü öneri olarak verir.
İkincisi, geçmişiniz elinizi bağlamaz. Yıllar önce içmiş olmanız bugün yapabileceğiniz en değerli şeyi değiştirmez: taramaya girmek.
Nüfus düzeyinde de etkisi görüldü. USPSTF, son yirmi yılda taranan erkeklerde sıklığın düştüğünü bildirir. Bu düşüşü sigara oranlarındaki azalmaya bağlar.
Tarama nasıl yapılır?
Beklentinizin aksine bu çok basit bir testtir. NHS'e göre karın ultrasonu yaklaşık 10-15 dakika sürer ve ağrı vermez.
Testi şöyle düşünebilirsiniz: gebelikte bebeğe bakmak için yapılan ultrasona çok benzer.
Süreç adım adım şu şekilde işler:
- Sırt üstü uzanırsınız ve üstünüzü hafifçe kaldırırsınız
- Uzman cildinize berrak bir jel sürer
- Elde tutulan küçük bir prob karnınızda gezdirilir
- Aortunuzun görüntüsü ekrana yansır ve en geniş çapı ölçülür
- Jel silinir ve giyinirsiniz
İğne yok. İlaç yok. Radyasyon yok. Soyunmanız bile gerekmez.
Doğruluk oranı yüksektir. USPSTF, ultrasonun yakalama oranını yüzde 94-100, dışlama oranını yüzde 98-100 olarak bildirir.
Tomografi ise tarama için önerilmez. Nedeni radyasyon maruziyetidir. Tomografi daha çok belirti varsa veya ameliyat planlanırken devreye girer.
İngiltere uygulamasında sonucu taramanın hemen sonunda öğrenirsiniz. Bazen görüntü net çıkmaz ve tekrar gerekebilir.
Sonuç ne anlama gelir?
Her şey tek bir sayıya iner: aortun en geniş çapı. NHS bu sayıyı dört gruba ayırır.
- 3,0 santimetrenin altı: Balonlaşma yok. İngiltere programında bir daha çağrılmazsınız.
- 3,0-4,4 santimetre (küçük): Yılda bir kez ultrason ile izlem.
- 4,5-5,4 santimetre (orta): Üç ayda bir ultrason ile izlem.
- 5,5 santimetre ve üzeri (büyük): Damar cerrahına yönlendirme ve tedavi görüşmesi.
Damar cerrahisi kılavuzu biraz farklı aralıklar kullanır. SVS 2018 önerileri şöyledir:
- 3,0-3,9 santimetre için üç yılda bir görüntüleme
- 4,0-4,9 santimetre için yılda bir görüntüleme
- 5,0-5,4 santimetre için altı ayda bir görüntüleme
Bir ayrıntı daha var. SVS'ye göre ilk ölçüm 2,5 ile 3,0 santimetre arasındaysa on yıl sonra tekrar bakmak uygun olur.
İzlem neden çoğu kişi için yeterli olur?
Küçük bir genişleme bulunması korkutucu gelebilir. Ama sayılar rahatlatıcıdır.
USPSTF yıllık yırtılma riskini şöyle bildirir:
- 3,0-3,9 santimetre: neredeyse sıfır
- 4,0-4,9 santimetre: yüzde 1
- 5,0-5,9 santimetre: yüzde 11
Taramada bulunanların büyük çoğunluğu küçük gruptadır. USPSTF'ye göre saptanan vakaların en az yüzde 90'ı 3,0 ile 5,5 santimetre arasındadır.
Yani ameliyat çoğu kişi için gerekmez. Bunun yerine düzenli ölçüm ve risk yönetimi devreye girer.
İzlem sürecinde hekiminiz şunlara odaklanır:
- Tansiyonunuzun kontrolü
- Sigarayı bırakma desteği
- Kalp ve damar sağlığınızın bütününü iyileştirmek
- Randevularınıza düzenli gelmeniz
Son madde göründüğünden önemlidir. USPSTF, izlem kılavuzlarına uyumun yüzde 65 kadar düşük olabildiğini not eder.
Onarım kararı: 5,5 santimetre eşiği ve iki yöntem
Bu sayı keyfi değildir. Randomize çalışmalar küçük genişlemelerde erken ameliyatın ek fayda sağlamadığını gösterdi.
USPSTF'nin özetine göre 4 ile 5,4 santimetre arasında erken cerrahi ile izlem arasında ölüm farkı çıkmadı. Erken müdahale grubunda işlem sayısı ise belirgin arttı.
Bu yüzden standart uygulama şöyle şekillendi. Erkeklerde 5,5 santimetre ve üzeri için onarım gündeme gelir.
Boyut dışında iki durum daha kararı değiştirir:
- Hızlı büyüme: 4,0 santimetreden büyük bir balonlaşma bir yılda 1,0 santimetre büyürse onarım düşünülür.
- Belirti çıkması: Anevrizmaya bağlı karın veya sırt ağrısı varsa boyuttan bağımsız onarım önerilir.
Kadınlarda eşik daha erkendir. SVS, 5,0 ile 5,4 santimetre arasında kadınlar için onarım önerir.
Şekil de karara girer. Kesecik biçiminde (sakküler) genişlemelerde SVS daha erken onarım önerir.
Onarım kararı verildiğinde iki temel yöntem devreye girer. İkisi de zayıf damar duvarını devre dışı bırakır.
EVAR (damar içinden stentli greft yerleştirme): Kasıktaki damardan girilir. Katlanmış bir greft balonun içine yerleştirilip açılır. Kan artık zayıf duvara değil bu tüpün içinden akar.
Açık cerrahi: Karın açılır ve zayıf bölüm yapay bir damarla değiştirilir. Uzun yıllardır kullanılan, dayanıklı bir yöntemdir.
ABD'de tercih EVAR yönüne kaydı. USPSTF, yırtılmamış onarımların yüzde 80'inin bu yöntemle yapıldığını bildirir.
EVAR sonrası takip şarttır. SVS ilk ay görüntüleme ve ardından yıllık kontrol önerir. Greft kaçağı (endoleak) gelişebilir ve ek müdahale gerekebilir.
Hangi yöntemin size uyacağı damar anatominize ve genel sağlığınıza bağlıdır. Bu kararı damar cerrahınızla birlikte verirsiniz.
Bir noktayı aklınızda tutun. Planlı ameliyatın riski, yırtılma sonrası acil ameliyatın riskinden çok daha düşüktür.
Balonu küçülten bir ilaç var mı?
Kısa cevap: hayır.
USPSTF'nin derlediği yedi randomize ilaç çalışması bunu gösterdi. Antibiyotikler ve tansiyon ilaçları dahil hiçbiri büyümeyi plaseboya göre anlamlı yavaşlatmadı.
SVS de aynı yönde konuşur. Kılavuz; statin, doksisiklin, ACE inhibitörü veya beta blokeri sırf büyümeyi durdurmak için önermez.
Bu ilaçların yeri elbette vardır. Tansiyon veya kolesterol için gerekiyorsa kullanılır. Ancak amaç kalp ve damar sağlığıdır, balonun küçülmesi değil.
Cleveland Clinic de aynı gerçeği vurgular. Bugün genişlemeyi geri döndüren bir tedavi bulunmuyor.
Elimizdeki en güçlü araçlar hâlâ şunlardır: sigarayı bırakmak, tansiyonu kontrol etmek ve izleme sadık kalmak.
Yırtılma: belirtiler ve yapmanız gerekenler
Bu bölümü eşinize ve çocuklarınıza da okutun. Yırtılma aniden başlar ve hızla ilerler.
Cleveland Clinic şu belirtileri sıralar:
- Karında, belde veya bacaklarda ani ve şiddetli ağrı
- Nefes darlığı
- Hızlı kalp atışı
- Düşük tansiyon
- Baş dönmesi veya bayılma
- Bulantı ve kusma
- Soğuk, yapış yapış terleme
Yapmanız gereken tek şey var: hemen 112'yi aramak.
Kendi aracınızla yola çıkmayın. Yolda bilinç kaybı gelişebilir. Ambulans hem zaman kazandırır hem yolda destek sağlar.
Bu neden bu kadar acil? USPSTF, yırtılma durumunda ölüm riskinin yüzde 81'e kadar çıkabildiğini bildirir.
Taramanın bütün mantığı işte burada. Balonu sakinken bulmak, yırtıldıktan sonra yetişmeye çalışmaktan çok daha güvenlidir.
Tarama gerçekten fayda sağlıyor mu?
Bu soru dürüstçe sorulmayı hak eder. Neyse ki cevabı büyük çalışmalara dayanır.
Dört büyük randomize çalışma toplam 134.271 kişiyi kapsadı. Bunlar MASS, Viborg, Chichester ve Batı Avustralya çalışmalarıdır.
Birleştirilmiş sonuçlar nettir. Tarama davetine bağlı olarak anevrizmaya bağlı ölümlerde yüzde 35 azalma görüldü.
Sayılar somuta indiğinde de anlamlıdır. Bir ölümü önlemek için taranması gereken erkek sayısı 305 olarak hesaplandı.
Yırtılmalar da azaldı. Bir yırtılmayı önlemek için 246 erkeğin taranması gerekti.
Madalyonun diğer yüzünü de söylemek gerekir. Tarama grubunda planlı ameliyat sayısı arttı. Ayrıca genel ölüm oranlarında belirgin bir fark çıkmadı.
Bu neden şaşırtıcı değil? Çünkü bu sorun toplam ölümler içinde küçük bir paya sahiptir. Tarama, bu belirli ölüm nedenini azaltır.
Türkiye'de ne yapabilirsiniz?
Yukarıdaki tarama ölçütleri ABD USPSTF ve İngiltere NHS programlarını anlatır; Türkiye için otomatik bir ulusal takvim, sevk veya geri ödeme garantisi değildir. Güncel erişim kuruma göre değişebileceği için aşağıdaki durumlardan biri size uyuyorsa aile hekiminiz, kardiyoloji veya kalp-damar cerrahisi ile kişisel riskinizi konuşun:
- 65-75 yaş arası bir erkeksiniz ve hayatınızda sigara içtiniz
- 65 yaş üzerindesiniz ve anne, baba, kardeş veya çocuğunuzda anevrizma saptandı
- 65-75 yaş arası bir erkeksiniz ve yüksek tansiyon ya da damar hastalığınız var
Randevuda "Karın aort anevrizması açısından tek seferlik ultrason benim için uygun mu?" diye sorabilirsiniz. Bu ifade, test istemek yerine kanıtın size uygulanıp uygulanmadığını değerlendirmeye açar.
Başka bir nedenle karın ultrasonu veya tomografi çektirdiyseniz eski raporunuzu hekiminize gösterin; aort yeterince görüntülenmişse raporda çap bilgisi bulunabilir, ama eksik bir görüntü taramanın yerini tutmaz.
Kadınlar, aile öyküsü ve özel durumlar
USPSTF kadınlar için farklı konuşur. Hiç sigara içmemiş ve aile öyküsü olmayan kadınlarda rutin tarama önerilmez.
Sigara içmiş veya aile öyküsü olan 65-75 yaş kadınlarda ise kanıt yetersizdir. USPSTF bu grupta net bir öneri vermez.
SVS biraz daha ileri gider. Tütün öyküsü olan 65-75 yaş kadınlara da tek seferlik ultrason önerir.
Aile öyküsü ayrıca dikkat ister. USPSTF'ye göre birinci derece akrabada anevrizma olması riski iki katına çıkarır.
İlginç bir ayrıntı da şudur. Risk artışı kadın akrabalarda daha belirgindir. USPSTF, kadın birinci derece akraba için 4,32, erkek için 1,61 olasılık oranı bildirir.
Kadınlarda yırtılma daha küçük çaplarda olabilir. USPSTF, kadınların dörtte biri ile üçte birinde yırtılmanın 5,5 santimetrenin altında gerçekleştiğini aktarır.
Ameliyat riskleri de farklıdır. Otuz günlük ölüm oranı EVAR sonrası kadınlarda yüzde 2,31, erkeklerde yüzde 1,37 bulundu.
Sıkça Sorulan Sorular
Bir kez taranmak gerçekten yeterli mi?
Kanıtlar bu yönde. Tüm büyük randomize çalışmalar tek seferlik tarama modelini kullandı.
USPSTF şunu da bildirir: ilk ultrasonu normal çıkan erkeklerde 5-12 yıl içinde anevrizmaya bağlı ölüm nadirdir. Bu oran yüzde 3'ün altında kalır.
Sigarayı 20 yıl önce bıraktım, yine de taranmalı mıyım?
Evet, öneri sizi de kapsar. USPSTF'nin tanımı "hayatında sigara içmiş" kişileri hedefler.
Literatürde bu tanım genelde hayat boyu 100 adedi aşan kişileri içerir. Bırakmış olmanız çok değerlidir ama geçmiş maruziyeti silmez.
Tarama ultrasonu için aç kalmam gerekir mi?
Merkezler farklı talimat verebilir. Bazı birimler görüntü kalitesi için birkaç saat aç gelmenizi ister.
Randevunuzu alırken bunu mutlaka sorun. Aksi söylenmediyse ilaçlarınızı normal şekilde alın.
Anevrizma bulunursa hemen ameliyat olur muyum?
Büyük olasılıkla hayır. USPSTF'ye göre taramada bulunanların en az yüzde 90'ı cerrahi eşiğin altındadır.
Bu kişilerde izlem uygulanır. Ölçüm belirli aralıklarla tekrarlanır ve risk etkenleri yönetilir.
İzlemdeyken spor yapabilir miyim?
Bu kararı hekiminizle birlikte vermelisiniz. Genel damar sağlığı için düzenli hareket önemlidir.
Ancak çok ağır kaldırma gibi tansiyonu aniden yükselten hareketler için ayrı öneri gerekebilir. Kişisel sınırlarınızı damar cerrahınıza sorun.
Balonlaşma kendiliğinden küçülür mü?
Hayır. Cleveland Clinic, genişlemeyi geri döndüren bir tedavi bulunmadığını belirtir.
Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlar büyümeyi yavaşlatmaya ve genel damar riskini azaltmaya yardım eder. Küçülme beklentisi gerçekçi değildir.
Ailemde anevrizma var, çocuklarım da taranmalı mı?
Aile öyküsü gerçek bir risk etkenidir. Cleveland Clinic'e göre birinci derece akrabası olanların yüzde 10-20'sinde bu sorun gelişir.
SVS, tanı alan kişilerin birinci derece akrabalarına tarama önerir. Bu öneri 65-75 yaş grubunu ve sağlığı iyi olan 75 yaş üstü kişileri kapsar.
Sonuç kötü çıkarsa çok mu kaygılanırım?
Kaygı duymanız çok doğaldır. Ancak bilinen bir genişleme, bilinmeyen bir genişlemeden çok daha güvenlidir.
Bilgi size seçenek kazandırır. Planlı bir onarımın riski, acil bir onarımın riskinin çok altındadır.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tarama ve tedavi kararları için hekiminize danışın.