Danimarka'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, gebelik döneminde yaygın olarak kullanılan parasetamol (asetaminofen) içerikli ağrı kesicilerin kız bebeklerin üreme sistemi gelişimi üzerindeki olası etkilerini ortaya koydu. Yayımlanan çalışmaya göre, anne karnındayken parasetamole maruz kalan kız bebeklerin 3 aylıkken yapılan kontrollerinde; yumurtalık hacminde, yumurta rezervini oluşturan folikül sayısında ve rahim boyutlarında belirgin farklılıklar tespit edildi.
Araştırma kapsamında, gebeliklerinde parasetamol kullanan ve kullanmayan annelerin kız bebekleri ultrason görüntülemeleri ve hormonal analizlerle incelendi. Elde edilen veriler, anne karnında parasetamole maruz kalan 3 aylık kız bebeklerin yumurtalık hacminin ortalama %40, rahim hacminin %13 daha küçük olduğunu ve folikül sayısının %23 daha az olduğunu gösterdi. Ayrıca gebeliğin erken evrelerinde ilaca maruz kalan grupta, yumurtalık yumurta rezerve göstergesi olan Anti-Müllerian Hormon (AMH) seviyelerinin daha düşük olduğu saptandı.
Kadın hastalıkları, doğum ve gelişimsel biyoloji uzmanları, tespit edilen bu fiziksel farkların ilacın kullanım dönemine göre şekillendiğine dikkat çekiyor. Gebeliğin ilk dönemlerindeki maruziyetin organ boyutlarını (yumurtalık ve rahim), ilerleyen dönemlerdeki maruziyetin ise doğrudan folikül sayısını etkilediği görüldü. Ancak araştırmacılar, bebeklik döneminde ölçülen bu parametrelerin ilerleyen yaşlarda kısırlığa veya erken menopoza yol açıp açmayacağının henüz bilinmediğini ve kesin bir nedensellik bağı kurmak için uzun süreli takiplere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, elde edilen bulguların gebelikte parasetamol kullanan anneler arasında panik yaratmaması gerektiğinin altını çiziyor. Parasetamolün klinik olarak gerekli görüldüğü durumlarda (yüksek ateş, şiddetli ağrı vb.) hâlen en güvenli ilk tercih seçeneği olmayı sürdürdüğü; fakat ilacın yalnızca ihtiyaç duyulduğunda, en düşük dozda ve mümkün olan en kısa süreyle kullanılması gerektiği hatırlatılıyor.