Alzheimer hastalığının erken tanısı için uygun tedaviler veya invaziv olmayan araçlar bulunmadığından, ailelere ve ekonomiye olan yükü oldukça ağırdır. Yapılan yeni bir çalışmaya göre, retinadaki kan damarlarının kaybı,…

Alzheimer hastalığının erken tanısı için uygun tedaviler veya invaziv olmayan araçlar bulunmadığından, ailelere ve ekonomiye olan yükü oldukça ağırdır. Yapılan yeni bir çalışmaya göre, retinadaki kan damarlarının kaybı, Alzheimer hastalığına işaret ediyor olabilir. Bu da demek oluyor ki, hızlı bir göz muayenesi ile belirtiler ortaya çıkmadan önce Alzheimer hastalığının tespit edilmesinin önü açılabilir.
Araştırmanın kontrol grubunda yer alan 133 katılımcıda görüldüğü üzere, beyin fonksiyonları yerinde olan kişilerde mikroskopik kan damarları gözün arkasında, retina içinde yoğun bir ağ oluşturuyor. Ancak Alzheimer hastalığı olan 39 katılımcının gözünde bu ağın daha az yoğun ve yer yer seyrek olduğu gözlemlendi. Duke Üniversitesi'nden göz doktoru ve retina cerrahı ve Ophtalmology Retina dergisinde yer alan araştırmanın kıdemli yazarı Sharon Fekrat, katılımcıların yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi gibi faktörlerine bakıldıktan sonra, gözdeki yoğunluklar arasındaki farklılıkların istatistiksel olarak anlamlı olduğunu belirtti.
Dr. Fekrat, “Düzenli bir göz muayenesinde görülemeyen kan damarlarını ölçüyoruz. Bunu yaparken retinadaki çok küçük kan damarlarının yüksek çözünürlüklü görüntülerini birkaç dakika içinde çeken, nispeten yeni ve invazif olmayan bir teknoloji kullanıyoruz. Retinadaki kan damarı yoğunluğundaki bu değişikliklerin, beyindeki küçük kan damarlarında meydana gelen değişimleri -belki de bilişte herhangi bir değişiklik bile tespit edilmeden önce- yansıtıyor olması mümkündür.” diyor.
Bilim insanları, retina sinir katmanlarının incelmesi gibi, beyindeki bir akıntı sorununa işaret edebilecek diğer değişiklikleri de incelemeyi ihmal etmediler.
“Alzheimer hastalığı olan kişilerde beyindeki küçük kan damarlarında değişiklikler meydana geldiğini biliyoruz. Retina da beynin bir uzantısı olduğundan, bu değişikliklerin yeni ve daha az invaziv bir teknoloji ile retinada tespit edilip edilemeyeceğini araştırmak istedik.” diyor göz doktoru, retina cerrahı ve aynı zamanda araştırmanın yazarlarında Dilraj S. Grewal.
Araştırmacılar bu işlem için, optik koherens tomografi anjiyografi (OCTA) olarak adlandırılan ve invaziv olmayan bir teknoloji kullandılar. OCTA makineleri, retinanın her katmanında kan akışını ortaya çıkaran ışık dalgaları kullanıyor. OCTA taraması, invaziv ve maliyetli olan ve sadece büyük kan damarlarını vurgulayan MRI ya da beyin anjiyogramının aksine, küçük kılcal damarlardaki değişiklikleri bile ortaya çıkarabilmesiyle dikkat çekiyor.