30 Saniyede Özet
Glokom, göz siniri liflerinin yavaş yavaş kaybedildiği bir hastalıktır. En sık görülen tipi ağrı yapmaz ve uzun süre belirti vermez. Görme önce kenarlardan daralır; merkez uzun süre net kalır. Bu yüzden kişi kaybı geç fark eder. Kaybedilen sinir lifleri geri kazanılamaz. Bu nedenle tarama, tedaviden daha belirleyicidir.
Erken yakalandığında ilerlemeyi durdurmak çoğu hastada mümkündür.
Hastalık nasıl ilerler?
Göz içinde sürekli üretilen ve boşalan bir sıvı vardır. Boşalma yolu yavaşladığında göz içi basıncı yükselir.
Yüksek basınç, görme sinirinin liflerini zamanla zedeler. Kayıp önce görme alanının dış kısımlarında başlar.
Beyin bu boşlukları doldurma eğilimindedir. İki göz birbirini tamamlar ve eksik alan fark edilmez. Kişi genellikle ileri evrede şikâyet eder.
Basınç normal ölçüldüğü hâlde hasar gelişen tipler de vardır. Bu nedenle tek başına basınç ölçümü yeterli sayılmaz.
Kimler risk altında?
Tarama kararı risk profiline göre verilir.
Şu gruplarda dikkat gerekir:
- Kırk yaş üstü bireyler.
- Ailesinde glokom bulunanlar.
- Yüksek miyopi (ileri derecede uzağı görememe) ya da ileri hipermetropu (yakını görmede zorlanma) olanlar.
- Şeker hastalığı ve tansiyon hastalığı olanlar.
- Uzun süre kortizonlu damla veya ilaç kullananlar.
- Göze ciddi darbe almış kişiler.
Ailede öykü varsa tarama daha erken yaşta başlamalıdır. Birinci derece yakınlarda risk belirgin şekilde yüksektir.
Ani gelişen tip farklıdır
Nadir görülen kapalı açılı tipte tablo aniden başlar. Bu durum acil sayılır.
Acil: Ani göz ağrısı, kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde halka görülmesi, bulantı ve kusma birlikteyse hemen acile başvurun. En yakın göz acilini ya da acil servisi aynı gün seçin. Saatler içinde kalıcı görme kaybı gelişebilir. Kendiniz araç kullanmayın; sizi biri götürsün ya da 112'yi arayın.
Muayenede neler yapılır?
Değerlendirme birkaç ölçümden oluşur. Göz içi basıncı ölçülür ve görme siniri incelenir.
Görme alanı testi, kaybın haritasını çıkarır. Sinir lifi kalınlığını ölçen görüntüleme yöntemleri de kullanılır. Bu testler ilerlemeyi izlemek için tekrarlanır.
Muayene ağrısızdır ve kısa sürer. Şikâyetiniz olmaması, muayeneye gerek olmadığı anlamına gelmez.
Tedaviye uyum neden kritik?
Tedavi genellikle göz damlalarıyla yürütülür. Amaç göz içi basıncını hedef aralıkta tutmaktır. Bazı hastalarda lazer ya da cerrahi gerekir.
Buradaki en büyük sorun uyumdur. Hastalık şikâyet vermediği için damla aksatılır. Kişi kendini iyi hissettiğinden tedaviyi gereksiz sanar.
Oysa damla, mevcut görmeyi korumak içindir. İyileştirme değil, koruma sağlar. Aksatılan haftalar sessizce kayıp üretir.
Damlayı günlük bir rutine bağlayın. Diş fırçalamanın hemen ardından uygulamak işe yarayan basit bir yöntemdir.
Yan etki yaşıyorsanız ilacı kendiniz kesmeyin. Alternatif seçenekler vardır ve göz hekiminiz uygun olanı belirler.
Kaynaklar
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez.