Yeni bir araştırmaya göre, kadınlar erkeklere kıyasla burun polipsiz kronik sinüzit (CRS) geliştirmeye daha yatkın. JAMA Otolaryngology–Head & Neck Surgery dergisinde yayımlanan çalışmada, Illinois Üniversitesi’nden Dr. Richard G. Chiu ve ekibi, biyolojik cinsiyetin kronik sinüzit tanısıyla ilişkisini inceledi. Araştırma, 50 yaş ve üzerindeki 258.245 katılımcının verilerini içeren “All of Us Research Program” adlı geniş çaplı veri tabanına dayanıyor.
Sonuçlara göre, diğer etkenler kontrol altına alındığında, kadınlarda burun polipsiz kronik sinüzit görülme olasılığı erkeklere göre daha yüksekti. 60 yaş altı kadınlarda risk oranı %44, 60 yaş ve üzerindekilerde ise %32 daha fazla çıktı. Buna karşın, kadınların burun polipli sinüzit geliştirme olasılığı erkeklere göre belirgin şekilde daha düşüktü (olasılık oranı 0.63).
Araştırmacılar ayrıca, burun polipsiz sinüzitli kadınların kandaki eozinofil (alerjik tepkilerde rol oynayan beyaz kan hücresi türü) ve immünoglobulin E (IgE) seviyelerinin erkeklere göre daha düşük olduğunu saptadı. Bu durum, kadınlarda hastalığın bağışıklık sistemi aracılığıyla farklı mekanizmalarla ilerleyebileceğine işaret ediyor.Aynı şekilde, polipli sinüzitli kadınlarda da eozinofil düzeylerinin erkeklerden daha düşük olduğu belirlendi.
Yaş gruplarına göre incelendiğinde, 60 yaş ve üzeri kadınlarda sinüzit oranı düşme eğilimi gösterirken, daha genç kadınlarda artış eğilimi saptandı. Bu durum, yaşa bağlı hormonal değişimlerin —özellikle menopozun— sinüzit riskini etkileyebileceği olasılığını gündeme getiriyor.
Araştırmada yapılan regresyon analizleri, 60 yaş üzeri kadınlarda yaş ve cinsiyetin birlikte sinüzit riskini azalttığını ortaya koydu (olasılık oranı 0.91). Bu sonuç, genç kadınların sinüzite daha açık olabileceğini, ancak yaş ilerledikçe riskin kısmen azaldığını düşündürüyor.
Araştırmacılar, bulguların hormon değişikliklerinin —örneğin menopoz, doğum kontrol hapları veya hormon tedavileri— kronik sinüzitin gelişimi ve ilerlemesi üzerindeki etkilerini anlamak için yeni sorular doğurduğunu belirtiyor. Bu sonuçlar, gelecekte kadınlarda sinüzit tedavisinin hormonal faktörler göz önüne alınarak kişiselleştirilebileceğini gösteriyor.