Damarlarda anormal daralma ve tehlikeli kalsiyum birikimi gibi bulguların görüntülemelerde ortaya çıkmadığı durumlarda bile, kalp krizleri ölümcül olabilmektedir. Cleveland Klinik'te yürütülen yeni bir çalışmada,…

Damarlarda anormal daralma ve tehlikeli kalsiyum birikimi gibi bulguların görüntülemelerde ortaya çıkmadığı durumlarda bile, kalp krizleri ölümcül olabilmektedir.
Cleveland Klinik'te yürütülen yeni bir çalışmada, hastaların kalp krizinden ölme riskini kalp krizi için bilinen tüm diğer risk faktörlerinden daha net bir şekilde ayrıştıran perivasküler yağ zayıflama indeksi (perivascular Fat Attenuation Index - FAI) isimli biyobelirteç tespit edildi.
Çalışmada görev alan kardiyolog Milind Desai: “Oldukça rutin ve invaziv olmayan bir kalp görüntüleme çalışmasından türettiğimiz yeni biyobelirteçin, kardiyovasküler riski diğer tüm skorlama ve test yöntemlerinden daha iyi tahmin ettiğini gördük. Bu biyobelirteç, kalp krizi risklerinin tespit yöntemlerini gelecekte tamamen değiştirebilir” dedi.
Oxford Üniversitesi, Cleveland Kliniği ve Almanya Erlangen Üniversitesi'nin ortak çalışması olan Bilgisayarlı Tomografi Destekli Kardiyovasküler Risk Tahmini, Ağustos 2018'de The Lancet'de yayınlandı.
Problem: İnflamasyon
Yeni biyobelirteç, temel koroner arterleri çevreleyen yağ depolayıcı hücrelerdeki inflamasyonu işaretliyor. Araştırmacılar, yüksek miktarda inflamasyon görüldüğünde kalp hastalığının daha agresif bir şekilde tedavi edilmesi gerektiğini belirttiler.
Dr. Desai : “Tüm kalp krizlerinin yarısı, koroner arterlerin önemli ölçüde daralması olmaksızın meydana gelmektedir. Tespit edilen yeni biyobelirteç boyutu büyük olmayan ancak iltihaplı olan plakları belirlemekte ve bu tarz plaklara sahip hastaları kalp krizi riskine karşı erken önlem alınması için uyarmaktadır.”
Çalışmada görüntüleme tekniği olarak kalp ve kan damarlarının hareketli 3D görüntülerini oluşturmak için damar içi boya ve X-ışınları kullanılan Koroner BT Anjiyografisi (Kardiyak BT) kullanılıyor.
Kanıtlanması gereken bir teori
Dr. Desai : "Hastalar kardiyak BT ile tarandıklarında, FAI'nin olumsuz koroner olay riskini tahmin edebildiği teorisi ile hareket etmekteyiz. Bu biyobelirteç ile ölümcül kalp krizi geçirme riski yüksek kişileri daha agresif tedavilere yönlendirmek üzere belirlemeyi umuyoruz."
Çalışmanın Önemli Bulguları
Araştırmacılar teorilerini test etmek için kardiyak BT'li hastalardan alınan veriler incelediler:
Cleveland Kliniği'nden ortalama yaşları 62 olan 2.040 hasta, sekiz yıl boyunca takip edildi.
Erlangen Üniversitesi'nden ortalama yaşları 53 olan 1.872 hasta dört yıl boyunca takip edildi.
Desai: “Hastalarda FAI belli bir seviyenin üzerine çıktığında kardiyak ölüm riskinin beş ila dokuz kat arttığını gözlemledik. Biyobelirteçi kullanarak bu hastaları daha doğru bir şekilde belirleyebildik. Bundan sonraki araştırmaların kalp krizi geçiren hastalardan bazıları için taramalarda tespit edilen iltihap seviyesine bağlı olarak yoğun ve agresif tedavilerden yararlanıp yararlanamayacağını ortaya çıkaracağını düşünüyorum."
Çalışma kalp krizinden hayatta kalma oranları üzerinde olumlu ve büyük etki gösterebilecek önemli bir çalışma olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: https://health.clevelandclinic.org