Onkoloji ve metabolizma alanında yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, obezitenin vücudun tümör oluşumuna karşı koruyucu doğal savunma mekanizmalarını hücresel düzeyde nasıl bozduğunu ortaya koydu. Yayımlanan çalışmaya göre, fazla yağ dokusu meme dokusundaki mikroçevreyi değiştirerek bağışıklık hücrelerinin kanserli hücreleri tespit etme ve yok etme yeteneğini köreltiyor. Bu durum, obez bireylerde meme kanserinin neden daha agresif seyrettiğine dair kritik biyolojik yanıtlar sunuyor.
Araştırma kapsamında, fazla yağ dokusuna sahip bireylerin meme dokusu örnekleri ve bağışıklık hücresi aktiviteleri moleküler düzeyde incelendi. Elde edilen veriler, aşırı yağ birikiminin dokuda kronik ve düşük düzeyli bir iltihaplanmaya (enflamasyon) yol açtığını; bu durumun doğal öldürücü (NK) hücreler ve T-hücreleri gibi kanser karşıtı savaşçıların işlevlerini baskıladığını gösterdi. Dokudaki bu metabolik değişim, henüz başlangıç aşamasındaki tümör hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmasını kolaylaştırıyor.
İmmün-onkoloji uzmanları, obezitenin yalnızca östrojen gibi hormon seviyelerini yükseltmekle kalmadığını, aynı zamanda dokunun koruyucu antitümör zırhını da doğrudan deldiğini belirtiyor. Yaşlanan ve işlevini yitiren yağ hücrelerinin salgıladığı zararlı moleküller, sağlıklı hücrelerin genetik bütünlüğünü bozarken tümör mikroçevresini kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını destekleyecek şekilde yeniden programlıyor.
Bilim insanları, bu bulguların meme kanserinden korunma ve tedavi stratejilerinde metabolik sağlığın önemini bir kez daha kanıtladığını vurguluyor. Obeziteye bağlı gelişen bağışıklık baskılanmasını hedef alan yeni nesil immünoterapilerin ve yaşam tarzı müdahalelerinin, yüksek risk grubundaki bireylerde kanser gelişimini önlemede veya mevcut tedavilerin başarısını artırmada anahtar rol oynayacağı öngörülüyor.