Çeşitli kronik iltihaplı ve otoimmün hastalıkların tedavisinde yaygın olarak reçete edilen glukokortikoid türü steroid ilaçların uzun süreli kullanımı üzerine yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, kaygı verici sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, bu tür ilaçların yüksek dozda veya uzun süreli kullanımının kalpte doğrudan doku hasarına yol açabileceğini ve erken ölüm riskini belirgin şekilde artırdığını saptadı. Araştırma, yaygın olarak kullanılan bu antiinflamatuar ilaçların ciddi kardiyovasküler yan etkilerine dikkat çekerek klinik yaklaşımların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Binlerce hastanın uzun yıllar boyunca takip edildiği çalışmada, uzun süreli steroid tedavisi gören bireylerin kalp kası yapısında ve işlevlerinde bozulmalar meydana geldiği tespit edildi. Araştırma verileri, bu ilaçların damar sertliğini hızlandırdığını, kan basıncını yükselttiğini ve kalp yetmezliği riskini katladığını gösteriyor. Bunun sonucunda, uzun süreli steroid kullanan grupta tüm nedenlere bağlı erken ölüm oranlarının, ilacı kullanmayan veya kısa süreli kullanan benzer hastalara kıyasla çok daha yüksek seyrettiği görüldü.
Uzmanlar, steroidlerin vücuttaki metabolik ve hormonal dengeyi bozarak bu kardiyak hasara zemin hazırladığını belirtiyor. Steroid kullanımı; sıvı tutulumuna, yüksek tansiyona, kan şekerinin yükselmesine ve kolesterol dengesinin bozulmasına yol açarak kalbin üzerindeki yükü katlanarak artırıyor. Zamanla bu metabolik stres, kalp dokusunda geri dönülmez yapısal yıpranmalara neden oluyor ve hastalarda kriz veya yetmezlik gibi ciddi akut tabloların gelişme olasılığını yükseltiyor.
Sağlık otoriteleri, bu bulguların steroid kullanımını tamamen bırakmak anlamına gelmediğini, ancak kullanım stratejilerinin çok daha sıkı denetlenmesi gerektiğini altını çizerek ifade ediyor. Hekimlere, steroid reçete ederken hastaların kardiyovasküler risk faktörlerini önceden değerlendirmeleri ve mümkün olan en düşük etkili dozu en kısa süreyle uygulamaları tavsiye ediliyor. Ayrıca, uzun süreli tedavi almak zorunda olan kronik hastaların düzenli kalp taramalarından geçirilmesinin, yaşanabilecek olumsuz sonuçların önüne geçmede hayati bir adım olacağı belirtiliyor.