Koronavirüs Aşısını Bulmak Kadar Depolama ve Dağıtımda Önemli

Tıpkı taze bir balık gibi aşılar da oldukça çabuk bozulan ürünlerdir ve etkinliğini korumak için belirli sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir.

Moderna ve Pfizer aşıları gibi geliştirilmekte olan COVID-19 aşılarının çoğu yeni RNA bazlı aşılardır. Çok ısınırlarsa veya çok soğurlarsa bozulurlar. Peki, şirketler ve halk sağlığı kurumları ihtiyacı olan kişilere aşıları nasıl yaptırıyor? Cevap, aşı soğuk zinciri adı verilen bir şeydir. Soğuk zincirden kasıt, aşıları yapıldıkları andan bir kişiye uygulandıkları ana kadar sıkı bir şekilde kontrol edilen sıcaklıklarda tutabilen bir tedarik zinciridir.

Nihayetinde, ABD'de yüz milyonlarca ve dünya çapında milyarlarca insan bir koronavirüs aşısına ve potansiyel olarak iki dozuna ihtiyaç duyacak. Bu toplu aşılama çabası, daha önce hiç olmadığı kadar karmaşık bir aşı soğuk zinciri gerektirecek. Mevcut aşı soğuk zinciri göreve yeterli değil ve tedarik zincirini genişletmek kolay olmayacak.

Çoğu aşının ideal sıcaklıklarının -17.2 santigrat derece içinde saklanması gerekir. Geleneksel aşılar genellikle 1,6 santigrat derece ile 7,7 santigrat derece arasında saklanır. Ancak önde gelen COVID-19 aşılarının bazılarının çok daha düşük sıcaklıklarda saklanması gerekir. Moderna'nın aşısı, eksi 15,5 santigrat derecelik bir saklama sıcaklığı gerektirirken, Pfizer'ın aşı adayı, eksi 34,4 santigrat derecelik bir saklama sıcaklığı gerektirir. Bunlar, doğru şekilde muhafaza edilmesi kolay sıcaklıklar değildir.

2019'da yapılan bir araştırma sonucuna göre aşıların % 25'inin varış yerlerine vardıklarında bozulmuş olduğunu tahmin ediyor. Bir aşı, aralığı dışındaki sıcaklıklara maruz kalırsa ve bu fark edilirse, aşılar her zaman atılır. Nadiren bir sıcaklık hatası gözden kaçar ve bu aşılardan biri uygulanır ise araştırmalar, bu aşıların herhangi bir yan etkiye neden olmayacağını ancak daha az koruma sağlayabileceğini ve bir hastanın yeniden aşılanmasını gerektirebileceğini gösteriyor.

Sıcaklık hataları çoğunlukla soğuk zincirdeki uygun olmayan nakliye prosedürlerinden kaynaklanmaktadır ve bu kayıpların yıllık 34,1 milyar ABD doları olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu sayı, yüksek kaliteli aşıların zamanında teslim edilmesiyle önlenebilecek herhangi bir hastalığın fiziksel ve mali olarak maliyetinin altındadır. Pandemiyi ele almak için gereken milyarlarca aşı ile yüksek bir bozulma oranı, muazzam bir mali kayba ve aşılarda ölümlere ve daha uzun bir küresel kapanmaya neden olabilecek büyük bir gecikmeye neden olacaktır.

Uzmanlar, dünya çapında 12 milyar ila 15 milyar COVID-19 aşısına ihtiyaç olduğunu tahmin ediyor. Şu anda dünya, yılda yaklaşık 6,4 milyar grip aşısı üretme ve dağıtma kapasitesine sahiptir. 2021'de uzmanlar, şirketlerin yaklaşık 9 milyar COVID-19 aşısı üretmesini bekliyor ve soğuk zincir, her yıl dağıtılması gereken aşıların yanı sıra bu büyük artışla başa çıkabilmelidir.

Soğuk zincir, üç büyük altyapı parçası gerektirir: uçaklar, kamyonlar ve soğuk hava depoları. Altyapının nasıl bağlandığı ve kullanıldığı, aşı üretim yerlerine ve talep noktalarına bağlıdır. Bir COVID-19 aşısı üretildikten sonra, büyük olasılıkla hemen kamyonla en yakın uygun havalimanına nakledilecektir. Bir COVID-19 aşısı özellikle değerli ve zamana duyarlı olduğundan, büyük olasılıkla ülke veya dünya çapında hava taşımacılığı yoluyla gönderilecektir. Bu uçaklar indirildikten sonra aşılar kamyon ile dağıtım tesislerine taşınmak üzere uygun depo depolama tesislerine alınacaktır. Aşıların bir kısmı doğrudan depolardan aşıların yapılacağı sağlık tesislerine gönderilebilir.

Peki, şirketler, sağlık kurumları ve hükümetler soğuk zincirin genişletilmesine yardımcı olmak için ne yapabilir?

İlk adım, aşıların nerede üretileceğini belirlemek olacaktır. Üretim ağırlıklı olarak yurtdışında yapılıyorsa, şirketlerin kendi ülkeleri içinde nakliye ve başkalarına daha fazla dağıtım için kamyon ve uçak kullanmaları gerekecektir.

Ayrıca hangi COVID-19 aşısının önce onaylanacağı konusunda da çok fazla belirsizlik var. Farklı aşılar, farklı sıcaklıklar ve farklı kullanım prosedürleri gerektirebilir. Bu nedenle, soğuk zincirdeki personelin her bir aşının nasıl ele alınacağı konusunda farklı eğitime ihtiyacı olacaktır.

Diğer bir soru ise, bakım noktalarına teslimatların ne sıklıkla yapılması gerektiğidir. Bu, sağlık kuruluşlarının ve hastanelerin soğutma kapasitesine, personel kaynaklarına, aşıların verileceği yerlere ve aşının raf ömrü dâhil diğer birçok faktöre bağlı olacaktır.

Son olarak, nakliye ve depolama kapasitesinin nasıl genişletileceğine dair basit bir sorun var. Tipik restoran dondurucuları eksi 15 santigrat derece ila eksi 23.3 santigrat derece aralığına sahiptir ve Pfizer aşısı gibi bir şeyin gerektirdiği sıcaklıklara ulaşamaz. Özel ekipman gereklidir.

UPS ve DHL dâhil olmak üzere birçok büyük lojistik şirketi, soğuk zincir yönetimi için yeni depolama tesislerine zaten yatırım yapıyor. UPS, Louisville, Kentucky ve Hollanda'daki UPS hava merkezlerinin yakınına eksi 80 santigrat dereceye ulaşabilen 600 dondurucudan oluşan dondurucu çiftlikleri ekliyor. Her lokasyonda 48.000 flakon aşı bulunabilecek ve gerek Pfizer aşısı gerekse Moderna aşısı gerekli düşük sıcaklıklarda kolaylıkla saklanabilecek.

Pfizer aşısının ihtiyaç duyduğu düşük sıcaklıkları sağlayabilen dondurucuların kurulması pek çok yerde mümkün değildir, bu nedenle, bu alanların sabit bir aşı kaynağı alabilmelerini sağlamak için işlemlerin uygulanması çok önemlidir. Havalimanları ve lojistik şirketleri şu anda bu ihtiyacı karşılayıp karşılayamayacaklarını değerlendiriyor. Sonuçlar görülecek. Bunlar temel sorunlardan ve olası çözümlerden sadece birkaçıdır, ancak ortaya çıkabilecek düzinelerce ilginç senaryo vardır.

Örneğin, ABD hükümeti dağıtıma dâhil olursa, ordunun aşıları taşıma olasılığı vardır. Sürekli elektrik de gerekli hale gelir. Yangın riskinin elektrik kesintilerine yol açtığı bölgelerde veya şebekenin güvenilir olmadığı gelişmekte olan ülkelerde, elektrik kesilirse binlerce aşı kaybolabilir. Ayrıca, sadece ilaç kullanımı için sertifikalandırılmış belirli havalimanlarının bu tür değerli, çabuk bozulan kargoları kabul etmesi beklenmektedir. Bu nedenle orada darboğazlar meydana gelebilir. Ve son olarak, hava yolu şirketlerinin salgından sarsılmasıyla, bu aşıların sevkıyat talebini karşılayacak yeterli aktif uçak bulunmayabilir.

Üretilen her aşı bir hayat kurtarabilir ve dünyayı normale dönmeye yaklaştırabilir, ancak aşıları olması gereken yere ulaştırmak kolay olmayacak. Aşı dağıtımı için soğuk zinciri hazırlamak ve güçlendirmek, aşıların boşa gitmemesini sağlayacak ve dünyanın bu pandemiyi daha erken atlatmasına yardımcı olacaktır.

Haberin Linki: https://medicalxpress.com/

Diğer Haberleri Gör 31 Mayıs 2020 COVID-19 Günlüğü
Diğer Haberleri Gör COVID-19 Tedavisinde Kullanılabilecek Nanobody Bulundu