Kısa cevap: Hyaluronik asit dolguyu bırakmanın, yüzü dolgudan önceki hâlinden daha fazla sarkıttığını gösteren güçlü bir bilimsel kanıt yoktur. Dolgu etkisini yavaş yavaş kaybeder ve yüz, kendi doğal yaşlanma seyrine döner. Ancak dolgunun sürdüğü yıllarda yaş da ilerlediği için, bırakıldıktan sonraki görünüm çoğu zaman dolgudan önceki fotoğraflarla değil, o anki yaşla karşılaştırılmalıdır. Çok sık ve gereğinden fazla miktarda uygulamanın dokular üzerindeki uzun vadeli etkisi ise henüz yeterince araştırılmamıştır.
Söylenti nereden çıkıyor?
Dolgu yaptıran kişi, uygulamadan sonra yüzünü daha dolgun ve dinlenmiş görmeye alışır. Etki azaldıkça ayna karşısında fark edilen değişiklik, bu alışılmış görüntüyle karşılaştırılır. Aradaki fark, kişiye çoğu zaman olduğundan büyük görünür.
Ayrıca birkaç yıl dolgu yaptırıp bırakan biri, bu sürede yaşlanmaya da devam etmiştir. Dolgu bırakıldığında ortaya çıkan görünüm, birkaç yıl önceki hâlden farklı olur. Bu fark kolayca dolguya bağlanır; oysa büyük bölümü zamanın kendisinden kaynaklanır.
Hyaluronik asit dolgu vücutta ne olur?
Hyaluronik asit, cildimizde ve bağ dokumuzda doğal olarak bulunan, su tutan bir maddedir. Dolgu olarak kullanılan ürünler, bu maddenin dokuda daha uzun süre kalacak biçimde işlenmiş hâlidir. Vücut bu maddeyi zaman içinde kendi enzimleriyle yavaş yavaş yıkar.
Etkinin ne kadar süreceği; ürünün özelliğine, uygulanan bölgeye, miktara ve kişinin metabolizmasına göre değişir. Hekiminiz, kullanılan ürün için beklenen süreyi size açıklar. Yıkılma ani değil, kademeli olduğu için yüz de bir anda değil, yavaş yavaş eski dengesine döner.
Hyaluronik asit dolgunun bir özelliği de, gerektiğinde hyaluronidaz adı verilen bir enzimle hekim tarafından eritilebilmesidir. Bu, istenmeyen bir sonuç ya da komplikasyon durumunda kullanılabilecek bir seçenektir.
Yüz neden zaman içinde sarkar?
Yüzün yaşlanması tek bir nedene bağlı değildir. Araştırmalar, yaşla birlikte birden fazla katmanın aynı anda değiştiğini göstermektedir:
- Kemik: Yüz iskeletinin bazı bölgelerinde, örneğin göz çukuru çevresinde ve çene hattında, yaşla birlikte kemik kaybı olur ve yumuşak dokuların desteği azalır.
- Yağ dokusu: Yüzdeki yağ bölmeleri yaşla birlikte hacim kaybeder ya da yer değiştirir.
- Bağ dokusu: Yumuşak dokuları yerinde tutan bağlar zamanla gevşer.
- Cilt: Kolajen ve elastik lifler azalır; cilt incelir ve esnekliğini kaybeder.
Güneş ışığı, sigara, hızlı ve fazla kilo kaybı ve genetik özellikler bu süreci hızlandırabilir. Dolgu bu değişikliklerin bir kısmını geçici olarak gizleyebilir; ancak altta yatan yaşlanma sürecini durdurmaz. Dolgu bırakıldığında görünen şey, bu sürecin o ana kadar ulaştığı noktadır.
Dolguyu bırakmak yüzü eskisinden daha kötü bir hâle getirmez; zaman içinde yaşlanma süreci kaldığı yerden devam eder. Asıl önemli olan, gereğinden fazla ve sık uygulamadan kaçınan ölçülü bir plandır.
Dr. Hamza GemiciDoktorclub Medikal Direktörü · Medikal Estetik Hekimi
Gerçek bir kaygı: çok sık ve çok fazla dolgu
Söylentinin tamamen yersiz olmadığı bir alan vardır. Bazı hekimler, yıllar boyunca sık aralıklarla ve yüksek miktarlarda yapılan uygulamaların dokularda gerilmeye, şişlik eğilimine ya da yüzde doğal olmayan bir hacim dağılımına yol açabileceğini tartışmaktadır. Dolgunun bir kısmının dokuda beklenenden daha uzun süre kalabileceği de tartışılan konular arasındadır; bu konudaki kanıt sınırlıdır.
Bu konudaki bilimsel kanıt henüz sınırlıdır ve çoğunlukla uzman görüşlerine ve küçük vaka serilerine dayanır. Yine de ortak bir mesaj vardır: Az ve ölçülü uygulama, aralıkların hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi ve her seansta yüzün bütün olarak değerlendirilmesi önemlidir. Daha fazla miktar her zaman daha iyi bir sonuç anlamına gelmez.
Dolguyu bırakmak isterseniz ne olur?
Dolguyu bırakmak için özel bir işlem yapılması gerekmez. Etki zamanla kendiliğinden azalır. Bu süreçte şunları bilmeniz yararlı olabilir:
- Değişim genellikle aylar içinde ve kademeli olur; bir sabah ani bir sarkma beklenmez.
- Görünümünüzü dolgudan önceki eski fotoğraflarla değil, bugünkü yaşınızla değerlendirmek daha gerçekçidir.
- Bir bölgede düzensizlik, sertlik ya da uzun süren şişlik fark ederseniz, uygulamayı yapan hekime veya bir başka hekime başvurun.
- Dolgu dışında hangi yaklaşımların sizin için uygun olabileceği, ancak muayene ile değerlendirilebilir.
Uygulama sonrası olağan seyir ve uyarı işaretleri için “Medikal Estetik İşlem Sonrası Bakım” yazımıza bakabilirsiniz. Dolgu yerine ya da dolguyla birlikte konuşulan ve cilt kalitesine yönelik uygulamalar hakkında bilgi için “Cilt Yenileyici Enjeksiyonlar (Skin Booster)” yazısı yol gösterici olabilir.
Sonuç
Dolguyu bırakmak, yüzü dolgudan önceki hâlinden daha kötü bir noktaya götürmez; yüz, dolgunun gizlediği doğal yaşlanma seyrine döner. Söylentinin doğru bir uyarı içerdiği nokta, gereğinden sık ve fazla uygulamadır ve bu konudaki kanıt hâlâ sınırlıdır. Ürünün özellikleri, riskleri ve uygulama süreci hakkında ayrıntılı bilgi için “Hyaluronik Asit Dolgu” yazımızı okuyabilirsiniz. Karar, muayene sonrası hekiminizle birlikte verilmelidir.
Hekiminize sorabileceğiniz sorular
- Bu bölgede kullanılacak ürünün etkisi genellikle ne kadar sürer?
- Benim için planlanan miktar neye göre belirleniyor?
- Uygulamalar arasında ne kadar süre bırakmamız önerilir?
- Daha önce yapılmış dolgunun hâlâ yüzümde olup olmadığı nasıl anlaşılır?
- Dolguyu bırakırsam yüzümde neler değişebilir?
- Dolgu dışında yüz yaşlanması için hangi seçenekleri konuşabiliriz?
- Sonuçtan memnun kalmazsam dolgu eritilebilir mi?
Sık sorulan sorular
Dolgu cildi gerdiği için bırakınca cilt boşta mı kalır?
Ölçülü miktarlarda yapılan uygulamalarda bunun belirgin bir sorun olduğunu gösteren güçlü bir kanıt yoktur. Çok yüksek miktarlarda ve sık yapılan uygulamaların dokular üzerindeki uzun vadeli etkileri ise yeterince araştırılmamıştır. Bu nedenle miktar ve aralıkların hekim tarafından planlanması önemlidir.
Dolgu bırakılınca yüz bir anda mı değişir?
Hayır. Hyaluronik asit vücut tarafından yavaş yavaş yıkılır. Değişim genellikle aylar içinde ve kademeli olarak fark edilir.
Dolgu yaşlanmayı yavaşlatır mı?
Dolgu, hacim kaybını geçici olarak gizleyebilir; ancak kemik, yağ dokusu ve ciltte yaşla oluşan değişiklikleri durdurmaz. Yaşlanmayı yavaşlatan bir tedavi olarak düşünülmemelidir.
Dolgu yıllar sonra hâlâ yüzümde olabilir mi?
Dolgunun bir kısmının beklenenden uzun süre dokuda kalabileceği tartışılmaktadır; kanıt sınırlıdır. Yıllar sonra şişlik, sertlik ya da düzensizlik fark ederseniz bir hekime başvurmanız önerilir.
Bırakmak yerine aralıkları uzatmak mümkün mü?
Bu, yüzünüzün durumuna, beklentinize ve kullanılan ürüne bağlıdır. Size uygun planı muayene sonrası hekiminizle birlikte belirlemeniz gerekir.
Kaynaklar
- Dermal Fillers (Soft Tissue Fillers) — U.S. Food and Drug Administration (FDA)
- Changes in the facial skeleton with aging: implications and clinical applications in facial rejuvenation (Mendelson B, Wong CH). Aesthetic Plast Surg 2012;36(4):753–760 — Aesthetic Plastic Surgery, 2012
- The fat compartments of the face: anatomy and clinical implications for cosmetic surgery (Rohrich RJ, Pessa JE). Plast Reconstr Surg 2007;119(7):2219–2227 — Plastic and Reconstructive Surgery, 2007
- Guideline for the Safe Use of Hyaluronidase in Aesthetic Medicine, Including Modified High-dose Protocol (Murray G ve ark.). J Clin Aesthet Dermatol 14(8):E69–E75 — Journal of Clinical and Aesthetic Dermatology, 2021
- Making Sense of Late Tissue Nodules Associated With Hyaluronic Acid Injections (Goodman GJ ve ark.). Aesthet Surg J 43(6):NP438–NP448 — Aesthetic Surgery Journal, 2023
- Before you have a cosmetic procedure — NHS
Medikal Estetik Uzman Kurulu
Bu yazı Doktorclub Medikal Estetik Uzman Kurulu tarafından denetlenmiştir.