Louis'deki Washington Üniversitesi'nden araştırmacılar, beyinden erişilmesi zor biyobelirteç proteinlerini serbest bırakabilen bir teknik geliştirdiler. Şu anda araştırmacılar, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklarda yer alan tau proteinlerini serbest bırakmaya odaklanmış durumda. Bu proteinler tipik olarak beyinde kan-beyin bariyeri olarak bilinen özel kan damarlarının arkasına kilitlenir, ancak bunların kan dolaşımına girmelerine izin verilmesi, klinisyenlerin basit bir kan örneğini analiz ederek durumlarını hızlı ve minimal invaziv bir şekilde değerlendirmelerini sağlayabilir. Bu yaklaşım, kan dolaşımına mikro kabarcıkların verilmesini ve ardından kan-beyin bariyerinden geçerken onları hedeflemek için odaklı ultrasonun kullanılmasını içeriyor. Ortaya çıkan titreşimli hareket, kan damarlarındaki geçici gözenekleri açarak proteinlerin kan dolaşımına kaçmasına izin veriyor.
Beyin, kan dolaşımımızdaki diğer dokuların çoğuna erişip onları etkileyebilen birçok madde ve hücreden onu koruyan özel kan damarlarıyla kafatasımızda ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bununla birlikte, kan-beyin bariyeri aynı zamanda beyindeki maddelerin kan dolaşımına karışmasını önleyerek maddelere engel teşkil eder. Bu, Alzheimer hastalığında rol oynayan ve klinisyenler için nörodejeneratif hastalıklar için teşhis çabalarını zorlaştıran tau proteinleri gibi proteinler için geçerlidir.
Bu sorun, bu araştırmacıları daha önce bir ilaç dağıtım yaklaşımı olarak keşfedilen bir yöntemi uygulamaya sevk etti. Bununla birlikte, bu araştırmacılar, kan-beyin bariyerinden beyne bir şey iletmek için bu yöntemi kullanmak yerine, protein biyobelirteçlerinin beyinden kaçmasına yardım etmeye odaklandılar.
Söz konusu teknik, kan dolaşımı yoluyla küçük mikro kabarcıkların verilmesini içeriyor. Beynin kan damarlarında bir hedef bölgeye ulaştıklarında, araştırmacılar odaklı bir ultrason kaynağını açıyorlar. Ultrason, mikro kabarcıkların hızla titreşmesine neden oluyor ve bu, kan-beyin bariyerinde geçici gözeneklerin açılmasına neden olarak tau proteinlerinin kan dolaşımına kaçmasına izin veriyor.
Şimdiye kadar, araştırmacılar yaklaşımı farelerde test ettiler ve sonobiyopsi yönteminin kan dolaşımındaki saptanabilir tau proteini miktarında önemli bir artışa sebep olduğunu bildirdiler.
Beyin, kan dolaşımımızdaki diğer dokuların çoğuna erişip onları etkileyebilen birçok madde ve hücreden onu koruyan özel kan damarlarıyla kafatasımızda ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bununla birlikte, kan-beyin bariyeri aynı zamanda beyindeki maddelerin kan dolaşımına karışmasını önleyerek maddelere engel teşkil eder. Bu, Alzheimer hastalığında rol oynayan ve klinisyenler için nörodejeneratif hastalıklar için teşhis çabalarını zorlaştıran tau proteinleri gibi proteinler için geçerlidir.
Bu sorun, bu araştırmacıları daha önce bir ilaç dağıtım yaklaşımı olarak keşfedilen bir yöntemi uygulamaya sevk etti. Bununla birlikte, bu araştırmacılar, kan-beyin bariyerinden beyne bir şey iletmek için bu yöntemi kullanmak yerine, protein biyobelirteçlerinin beyinden kaçmasına yardım etmeye odaklandılar.
Söz konusu teknik, kan dolaşımı yoluyla küçük mikro kabarcıkların verilmesini içeriyor. Beynin kan damarlarında bir hedef bölgeye ulaştıklarında, araştırmacılar odaklı bir ultrason kaynağını açıyorlar. Ultrason, mikro kabarcıkların hızla titreşmesine neden oluyor ve bu, kan-beyin bariyerinde geçici gözeneklerin açılmasına neden olarak tau proteinlerinin kan dolaşımına kaçmasına izin veriyor.
Şimdiye kadar, araştırmacılar yaklaşımı farelerde test ettiler ve sonobiyopsi yönteminin kan dolaşımındaki saptanabilir tau proteini miktarında önemli bir artışa sebep olduğunu bildirdiler.
Bu rehber yardımcı oldu mu?
DoktorClub’da Keşfet
