H5N1 kuş gribi virüsü ABD'deki mandıra sürülerinde dolaşırken çiğ inek sütü içmenin tehlikelerini doğrulayan araştırmacılar, sütle beslenen farelerin hızla hastalandığını buldu. Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden virolog Yoshihiro Kawaoka liderliğindeki bir ekip, “Verilerimiz, işlenmemiş sütteki HPAI A[H5N1] virüsünün, onu tüketen duyarlı hayvanları enfekte edebileceğini gösteriyor.” sonucuna vardı. Bulgular New England Journal of Medicine'de yayınladı.
Mart ayının sonlarında araştırmacılar ilk kez ABD'deki süt ineklerinden elde edilen burun sürüntülerinde ve sütte H5N1 kuş gribinin izlerini tespit etti. O zamandan bu yana salgın birçok eyalette birçok süt hayvanı sürüsünde tespit edildi.
Şu ana kadar H5N1'in hayvanlar ve insanlar arasında kolayca bulaştığı görülmemekte: ABD'deki süt ineği salgınıyla bağlantılı olarak bilinen yalnızca iki H5N1 enfeksiyonu vakası var. Her ikisi de hayvanlarla uzun süreli yakın temasta bulunan süt işçilerinde meydana geldi.
Uzmanlar ayrıca pastörizasyon sırasındaki ısıtmanın virüsü öldürmesi sebebiyle, genel süt tedariğinin güvenli olduğuna inanıyor. Bununla birlikte, pastörize edilmemiş "çiğ" süt içmek - küçük bir tüketici alt grubu arasında bir çılgınlık. Bu çılgınlık, H5N1’in insanlar da dahil olmak üzere diğer memelilere geçme riskini oluşturabilir.
Bunun doğru olup olmadığını öğrenmek için Kawaoka ve ekibi farelere H5N1 virüsü ile kontamine olduğu bilinen çiğ inek sütü verdi. Kemirgenler sütü ağız yoluyla aldılar. Araştırmacılar, farelerin sütle beslendikten bir gün sonra "tüylerinin kabarması ve uyuşukluk" gibi tipik enfeksiyon belirtileri gösterdiğini bildirdi. Kawaoka'nın grubu, “Tüm hayvanlar, birden fazla organdaki virüs titrelerini (seviyelerini) belirlemek için ötenazi yapılan 4. güne kadar hayatta kaldı. Solunum organlarında yüksek virüs titreleri (enfeksiyonun farenks yoluyla meydana gelmiş olabileceğini düşündüren) ve diğer bazı organlarda orta düzeyde virüs titreleri tespit ettik; bu bulgular tipik olarak memelilerde HPAI H5 virüslerinin neden olduğu sistemik enfeksiyonlarla tutarlıdır.” açıklamasını yaptı.
Araştırmacılar, dişi farelerin süt vermemelerine rağmen meme bezlerinde de yüksek düzeyde virüs bulunduğunu söyledi.
Bulgularına dayanarak araştırmacılar, memelilerde kuş gribi virüsü enfeksiyonunun, pastörizasyonda olduğu gibi sütün ısıl işleme tabi tutulmaması durumunda, patojen içeren inek sütünün tüketilmesinden sonra meydana gelebileceğine inanıyor. Çiğ süt içen kişiler soğutmanın H5N1 virüsünü öldürebileceğine inanabilirler. Araştırmacılar, enfekte sütü 39 derece Fahrenheit sıcaklıkta soğutarak bu fikri araştırdılar.
Bununla birlikte, pastörize edilmemiş sütteki virüs seviyeleri, beş hafta boyunca bu sıcaklıkta tutulduğunda yalnızca yavaş bir şekilde azaldı; araştırmacılara göre, virüs bu koşullar altında birkaç hafta boyunca bulaşıcı kalabilir.
Mart ayının sonlarında araştırmacılar ilk kez ABD'deki süt ineklerinden elde edilen burun sürüntülerinde ve sütte H5N1 kuş gribinin izlerini tespit etti. O zamandan bu yana salgın birçok eyalette birçok süt hayvanı sürüsünde tespit edildi.
Şu ana kadar H5N1'in hayvanlar ve insanlar arasında kolayca bulaştığı görülmemekte: ABD'deki süt ineği salgınıyla bağlantılı olarak bilinen yalnızca iki H5N1 enfeksiyonu vakası var. Her ikisi de hayvanlarla uzun süreli yakın temasta bulunan süt işçilerinde meydana geldi.
Uzmanlar ayrıca pastörizasyon sırasındaki ısıtmanın virüsü öldürmesi sebebiyle, genel süt tedariğinin güvenli olduğuna inanıyor. Bununla birlikte, pastörize edilmemiş "çiğ" süt içmek - küçük bir tüketici alt grubu arasında bir çılgınlık. Bu çılgınlık, H5N1’in insanlar da dahil olmak üzere diğer memelilere geçme riskini oluşturabilir.
Bunun doğru olup olmadığını öğrenmek için Kawaoka ve ekibi farelere H5N1 virüsü ile kontamine olduğu bilinen çiğ inek sütü verdi. Kemirgenler sütü ağız yoluyla aldılar. Araştırmacılar, farelerin sütle beslendikten bir gün sonra "tüylerinin kabarması ve uyuşukluk" gibi tipik enfeksiyon belirtileri gösterdiğini bildirdi. Kawaoka'nın grubu, “Tüm hayvanlar, birden fazla organdaki virüs titrelerini (seviyelerini) belirlemek için ötenazi yapılan 4. güne kadar hayatta kaldı. Solunum organlarında yüksek virüs titreleri (enfeksiyonun farenks yoluyla meydana gelmiş olabileceğini düşündüren) ve diğer bazı organlarda orta düzeyde virüs titreleri tespit ettik; bu bulgular tipik olarak memelilerde HPAI H5 virüslerinin neden olduğu sistemik enfeksiyonlarla tutarlıdır.” açıklamasını yaptı.
Araştırmacılar, dişi farelerin süt vermemelerine rağmen meme bezlerinde de yüksek düzeyde virüs bulunduğunu söyledi.
Bulgularına dayanarak araştırmacılar, memelilerde kuş gribi virüsü enfeksiyonunun, pastörizasyonda olduğu gibi sütün ısıl işleme tabi tutulmaması durumunda, patojen içeren inek sütünün tüketilmesinden sonra meydana gelebileceğine inanıyor. Çiğ süt içen kişiler soğutmanın H5N1 virüsünü öldürebileceğine inanabilirler. Araştırmacılar, enfekte sütü 39 derece Fahrenheit sıcaklıkta soğutarak bu fikri araştırdılar.
Bununla birlikte, pastörize edilmemiş sütteki virüs seviyeleri, beş hafta boyunca bu sıcaklıkta tutulduğunda yalnızca yavaş bir şekilde azaldı; araştırmacılara göre, virüs bu koşullar altında birkaç hafta boyunca bulaşıcı kalabilir.
Kaynak
Bu rehber yardımcı oldu mu?
DoktorClub’da Keşfet



