Cilt kanserlerinin çoğu erken yakalanınca tedavi edilebilir. ABCDE kuralı, aylık kendi kendine muayene ve hangi lezyon için hekime gitmeli?
Elli yaşından sonra cildinizde biriken güneş hasarı meyvesini vermeye başlar. Yeni lekeler, kabartılar ve ben değişiklikleri sıklaşır. Çoğu zararsızdır. Ama bir kısmı değildir. En pratik araç ABCDE kuralıdır. Asimetri,…

Cilt kanserlerinin çoğu erken yakalanınca tedavi edilebilir. ABCDE kuralı, aylık kendi kendine muayene ve hangi lezyon için hekime gitmeli?
Elli yaşından sonra cildinizde biriken güneş hasarı meyvesini vermeye başlar. Yeni lekeler, kabartılar ve ben değişiklikleri sıklaşır. Çoğu zararsızdır. Ama bir kısmı değildir.
En pratik araç ABCDE kuralıdır. Asimetri, kenar düzensizliği, renk çeşitliliği, 6 mm'yi aşan çap ve zaman içinde değişim. Bu beş özellik bir beni şüpheli hale getirir.
Kendi kendine muayeneyi ayda bir yapın. Tüm vücudu, iyi ışıkta ve tam soyunmuş olarak inceleyin. Sırt ve saçlı deri için bir yakınınızdan yardım isteyin.
En önemli işaret: İyileşmeyen bir yara. Haftalarca kapanmayan, kabuklanıp tekrar açılan veya kanayan bir lezyon mutlaka değerlendirilmelidir.
Üç ana tip vardır. Sıklık ve ciddiyet açısından farklıdırlar.
Bazal hücreli karsinom. En sık görülendir. Yavaş büyür ve nadiren yayılır. Genelde inci gibi parlak, damarları görünen bir kabartı olarak çıkar. Kanamaya ve kabuklanmaya eğilimlidir. Yüz, kulak ve burun sık yerleşim yerleridir.
Skuamöz hücreli karsinom. İkinci sıklıktadır. Kırmızı, kabuklu, sert bir plak veya yara şeklinde görünür. Bazal hücreliye göre yayılma olasılığı daha yüksektir. Ama erken yakalanırsa tedavi başarısı yüksektir.
Melanom. En az görülen ama en tehlikeli olandır. Cilt kanserine bağlı ölümlerin büyük çoğunluğundan sorumludur. Yayılma potansiyeli yüksektir. Buna karşılık erken evrede yakalandığında sağkalım oranı çok iyidir.
Bu üçlü tabloda anahtar kelime "erken"dir. Melanomun evresi, kalınlığıyla belirlenir. İnce melanom neredeyse tamamen tedavi edilebilir. Derinleştikçe tablo ağırlaşır.
Klinisyenlerin şüpheli beni değerlendirmek için kullandığı akılda kalıcı bir kontrol listesidir.
A — Asimetri (Asymmetry). Beni ortadan ikiye böldüğünüzü hayal edin. İki yarı birbirine benziyor mu? Normal ben simetriktir. Şüpheli ben değildir.
B — Border (Kenar). Kenarlar net ve düzgün mü? Şüpheli benlerin kenarları çentikli, bulanık veya düzensizdir.
C — Color (Renk). Tek renk mi, birkaç renk mi? Aynı ben içinde kahverengi, siyah, kırmızı, beyaz veya mavi tonların bir arada olması uyarıcıdır.
D — Diameter (Çap). 6 milimetreden büyük mü? Bir silgi başı kadar. Bu bir mutlak kural değildir; küçük melanomlar da olur. Ama büyük çap dikkat gerektirir.
E — Evolution (Değişim). En önemli harf budur. Ben zaman içinde değişiyor mu? Büyüyor, renk değiştiriyor, kabartılaşıyor, kaşınıyor veya kanıyor mu? Değişim en güvenilir uyarı işaretidir.
ABCDE'nin yanına bu basit kuralı da koyun.
Vücudunuzdaki benlerin çoğu birbirine benzer. Aynı aileden gibidirler. Eğer bir tanesi diğerlerinden bariz biçimde farklı görünüyorsa, o "çirkin ördek yavrusu"dur.
Bu ben, ABCDE kriterlerinin hiçbirini tam karşılamasa bile şüphelidir. Farklılığın kendisi bir sinyaldir.
Bu yaklaşım özellikle çok sayıda beni olan kişilerde faydalıdır. Her beni tek tek ölçmek yerine, sürüden ayrılanı arayın.
Ayda bir kez, düzenli bir günde yapın. Ayın ilk günü gibi hatırlaması kolay bir tarih seçin.
Fotoğraf çekin. Şüpheli bir beni telefonunuzla, yanına bir cetvel koyarak fotoğraflayın. Üç ay sonra tekrar çekip karşılaştırın. Değişimi ancak böyle nesnel biçimde görürsünüz.
Bekleme yapmayın. Şu durumlarda dermatoloji uzmanına başvurun.
"Bir süre bakalım geçer mi" yaklaşımı burada işlemez. Cilt kanserinde geçen her ay, tedavi seçeneklerini daraltabilir.
Burada dürüst olalım. Rutin cilt kanseri taraması konusunda kanıt tartışmalıdır.
Amerikan Önleyici Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), erişkinlerde hekim tarafından yapılan görsel cilt muayenesinin yarar-zarar dengesini değerlendirmek için kanıtın yetersiz olduğu sonucuna vardı. Kendi kendine muayene danışmanlığı için de aynı değerlendirmeyi yaptı.
Bu, "muayene işe yaramaz" demek değildir. "Randomize kanıt yok" demektir. Aradaki fark önemlidir.
Öte yandan Cilt Kanseri Vakfı gibi kuruluşlar, 40 yaş üstü tüm erişkinlere yıllık tam vücut muayenesi öneriyor. Yüksek riskli kişilerde daha erken başlanması tavsiye ediliyor.
Pratik sonuç: yüksek riskli grupta iseniz düzenli muayene mantıklıdır. Düşük riskli iseniz kendi kendine muayene ve şüpheli lezyonda hekime başvurmak makul bir stratejidir.
Aşağıdaki faktörler riski artırır. Birden fazlası varsa risk katlanır.
Bu gruptaysanız yıllık dermatoloji muayenesi mantıklıdır. Dermoskopi ile yapılan muayene, çıplak gözden daha duyarlıdır.
Yaygın bir yanlış inanç var: "Ben esmerim, bana bir şey olmaz."
Koyu tenlerde cilt kanseri gerçekten daha az görülür. Ama olduğunda genelde daha geç yakalanır. Bu da sonuçları kötüleştirir.
Ayrıca koyu tenlerde melanom farklı yerlerde çıkma eğilimindedir. Ayak tabanı, avuç içi ve tırnak altı sık yerleşim bölgeleridir. Bu bölgeler güneş görmez, yani "güneş yoksa risk yok" mantığı çalışmaz.
Kısacası: ten rengi ne olursa olsun, kendi kendine muayeneyi ihmal etmeyin. Ayak tabanlarınıza da bakın.
Elli yaş üstünde çok sık görülür. Kırmızımsı, pürüzlü, zımpara hissi veren küçük lekelerdir. Güneş gören bölgelerde çıkar: alın, saçsız kafa derisi, kulaklar, el sırtları.
Bunlar kanser değildir. Ama bir kısmı skuamöz hücreli karsinoma dönüşebilir. Yani bir uyarıdır.
Tedavi edilebilirler. Kriyoterapi (dondurma), topikal kremler ve fotodinamik tedavi seçenekler arasındadır.
Aktinik keratozunuz varsa, bu cildinizin ciddi güneş hasarı taşıdığı anlamına gelir. Bu grupta düzenli takip önerilir.
Dermoskop, cildi büyüterek ve polarize ışıkla inceleyen bir el cihazıdır. Yüzeyin altındaki pigment ve damar yapılarını görünür kılar.
Çıplak gözle bakıldığında iki ben aynı görünebilir. Dermoskop altında biri masum, diğeri şüpheli olabilir. Bu araç, gereksiz ben çıkarımını azaltır ve melanomu daha erken yakalar.
Deneyimli ellerde dermoskopi tanı doğruluğunu belirgin biçimde artırır. Bu yüzden dermatoloji muayenesi olurken, hekiminizin dermoskop kullanıp kullanmadığına dikkat edin.
Bazı merkezlerde dijital dermoskopi de kullanılır. Benlerin görüntüleri kaydedilir ve aylar sonra karşılaştırılır. Çok sayıda atipik beni olan kişilerde bu takip yöntemi değerlidir.
Melanomda evet, ve fark dramatiktir.
Melanomun prognozu, tümörün cilde ne kadar derin indiğine bağlıdır. Buna Breslow kalınlığı denir ve milimetre cinsinden ölçülür.
İnce melanomlarda (1 mm altı) sağkalım oranları çok yüksektir. Tümör derinleştikçe ve lenf düğümlerine ulaştıkça tablo ağırlaşır.
Bu, birkaç milimetrelik bir farkın hayat kurtardığı anlamına gelir. Ve o milimetreler aylar içinde oluşur.
İşte bu yüzden "bir süre bakalım" yaklaşımı burada tehlikelidir. Şüpheli bir lezyonu üç ay beklemek, ince bir melanomu kalın bir melanoma dönüştürebilir.
Doğru yaklaşım şudur: şüphelendiyseniz gösterin. Hekiminiz "bu masum" derse rahatlarsınız. "Çıkaralım" derse erken davranmış olursunuz. Her iki senaryoda da kazanırsınız.
Hayır, ve bu yaygın bir yanlış anlamadır.
Güneş, melanomun en önemli değiştirilebilir risk faktörüdür. Ama tek faktör değildir.
Genetik yatkınlık önemlidir. Ailesinde melanom öyküsü olanlarda risk artar. Bazı ailelerde belirli gen mutasyonları melanom riskini belirgin biçimde yükseltir.
Ben sayısı da bağımsız bir faktördür. Çok sayıda beni olan kişilerde risk yüksektir, güneş maruziyetinden bağımsız olarak.
Ayrıca güneş görmeyen bölgelerde de melanom çıkabilir. Ayak tabanı, tırnak altı, avuç içi ve mukozal yüzeyler. Bu tipler "akral" ve "mukozal" melanom olarak adlandırılır ve koyu tenlilerde görece daha sık görülür.
Bu bilgi bir pratik sonuç doğurur: muayenenizi güneş gören bölgelerle sınırlamayın. Ayak tabanlarınıza ve tırnaklarınıza da bakın.
Tırnakta boyuna uzanan koyu bir çizgi görebilirsiniz. Buna melanoniki denir.
Çoğu masumdur. Özellikle koyu tenlilerde birden fazla tırnakta simetrik çizgiler bulunması normaldir.
Ama bazı özellikler uyarıcıdır.
Bu bulgularda vakit kaybetmeden dermatoloji uzmanına başvurun. Subungual melanom (tırnak altı melanomu) sık gecikmeli tanı alan bir tiptir.
Tarama önemlidir. Ama korunma daha önemlidir. Elli yaşından sonra bile korunma değerlidir; hasar birikimi durdurulabilir.
Bu adımlar aynı zamanda fotoyaşlanmayı da yavaşlatır. Yani kanser koruması ile cilt gençliği aynı yolda buluşur.
Belirsizlik korkutur. Süreci bilmek bu korkuyu azaltır.
Muayene. Hekim lezyonu çıplak gözle ve dermoskopla inceler. Öykünüzü sorar: ne zaman çıktı, değişti mi, ailenizde kanser var mı?
Karar. Üç seçenek vardır. Lezyon masumsa takip önerilir. Şüpheliyse biyopsi yapılır. Belirsizse fotoğrafla 3 ay sonra kontrol planlanabilir.
Biyopsi. Lokal anestezi altında yapılır. Lezyon tamamen çıkarılabilir (eksizyonel biyopsi) veya bir parça alınabilir. Melanom şüphesinde genelde tamamının çıkarılması tercih edilir.
Patoloji. Örnek laboratuvara gider. Mikroskop altında incelenir. Sonuç genelde birkaç gün-bir hafta içinde çıkar.
Sonuç. Masum çıkarsa süreç biter. Kanser çıkarsa, tipine ve derinliğine göre plan yapılır. Bazı durumlarda güvenlik sınırı için ikinci bir ameliyat gerekir.
Bu süreç kulağa ağır gelebilir. Ama pratikte çoğu şüpheli lezyon zararsız çıkar. Ve zararlı çıkanlarda, erken davranmış olmanın değeri paha biçilmezdir.
Her yeni leke kanser değildir. Bazı yaygın ve masum değişiklikleri tanımak, gereksiz kaygıyı azaltır.
Seboreik keratoz. Kahverengi, kabarık, üzeri pürüzlü lezyonlardır. Cilde "yapıştırılmış" gibi görünürler. Çok yaygındır ve tamamen zararsızdır. Ama bazen melanomla karışabilir; emin değilseniz gösterin.
Güneş lekeleri (lentigo). Düz, kahverengi lekeler. El sırtı, yüz ve omuzlarda çıkar. Güneş hasarının işaretidir. Zararsızdır ama cildinizin ne kadar ışık gördüğünü söyler.
Kiraz anjiyom. Küçük, parlak kırmızı noktalar. Gövdede sık görülür. Damarsal ve zararsızdır.
Cilt etiketleri (akrokordon). Boyun, koltuk altı ve kasıkta çıkan yumuşak sarkıntılar. Zararsızdır.
Bu lezyonların ortak özelliği şudur: yavaş çıkarlar, stabil kalırlar ve karakter değiştirmezler.
Uyarı ise değişimdedir. Herhangi biri hızla büyüyor, kanıyor, renk değiştiriyor veya kabuklanıyorsa değerlendirilmelidir. "Zaten yıllardır vardı" cümlesi, değişen bir lezyon için güvence sağlamaz.
Hayır. Erişkinlerin çoğunda onlarca ben vardır ve büyük çoğunluğu ömür boyu zararsız kalır. Endişe kaynağı, değişen veya diğerlerinden farklı görünen benlerdir.
Hayır. Bu yaygın bir efsanedir. Doğru şekilde ve uzman tarafından çıkarılan ben kanser yapmaz. Aksine, şüpheli beni çıkarıp incelemek erken tanı sağlar.
Gençlikte yeni ben çıkması normaldir. Ancak 40 yaşından sonra ortaya çıkan yeni benler daha dikkatli değerlendirilmelidir. Değişim gösteriyorsa hekime gösterin.
Hayır. Çoğu güneş gören bölgelerde çıkar ama istisnalar vardır. Ayak tabanı, tırnak altı, avuç içi ve hatta göz içi melanomu görülebilir. Muayenede tüm vücuda bakın.
Hayır. Solaryum, yoğun UVA maruziyeti sağlar ve melanom riskini artırır. Özellikle 35 yaş altında kullanım riski belirgin biçimde yükseltir. Güvenli bir "bronzlaşma dozu" yoktur.
Lokal anestezi altında yapılır. İşlem sırasında ağrı hissetmezsiniz. Küçük bir iz kalabilir. Şüpheli bir lezyonun incelenmesi, o izin çok ötesinde bir değer taşır.
Bazı uygulamalar yapay zeka ile değerlendirme iddia eder. Bunlar hekim muayenesinin yerine geçmez. Yanlış güven yaratabilir. Şüpheli bir lezyonu uygulamaya değil, hekime gösterin.
Yüksek riskli grupta iseniz yılda bir kez önerilir. Cilt kanseri öykünüz varsa daha sık takip gerekebilir. Düşük riskliyseniz kendi kendine muayene ve şüphede başvuru yeterli olabilir. Hekiminizle planlayın.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Şüpheli bir cilt lezyonu fark ederseniz gecikmeden dermatoloji uzmanına başvurun.
Bu konuyla ilgili Doktorclub'da ele aldığımız diğer hekim onaylı rehberler: