112.395 yetişkini izleyen NutriNet-Santé kohortu, E250 ve E330 dahil sekiz koruyucuyu tansiyonla ilişkilendirdi. En çok tüketenlerde risk yüzde 22-29 daha yüksek.
European Heart Journal'da 2026'da yayımlanan Fransız NutriNet-Santé analizi, 112.395 yetişkinin beslenmesini ortalama yedi-sekiz yıl izledi. Sekiz koruyucu katkı maddesi, hipertansiyon (yüksek tansiyon) riskiyle…
Haberi paylaş
İlgilenecek birine ulaştırın.

112.395 yetişkini izleyen NutriNet-Santé kohortu, E250 ve E330 dahil sekiz koruyucuyu tansiyonla ilişkilendirdi. En çok tüketenlerde risk yüzde 22-29 daha yüksek.
European Heart Journal'da 2026'da yayımlanan Fransız NutriNet-Santé analizi, 112.395 yetişkinin beslenmesini ortalama yedi-sekiz yıl izledi. Sekiz koruyucu katkı maddesi, hipertansiyon (yüksek tansiyon) riskiyle ilişkili bulundu. Antioksidan koruyucuları en çok tüketenlerde tansiyon riski yüzde 22 daha yüksekti. Antioksidan olmayan koruyucuları en çok tüketenlerde ise kalp krizi, inme ve anjina riski yüzde 16 arttı. Çalışma gözlemsel; ilişki gösteriyor, neden-sonuç kanıtlamıyor. Bağımsız uzmanlar sonuçları temkinle yorumladı.
Araştırmacılar en sık tüketilen 17 koruyucuyu tek tek inceledi. Sekizi yüksek tansiyonla ilişkili çıktı:
Listedeki bazı isimler şaşırtıcı. Askorbik asit, C vitamininin kimyasal adı. Sitrik asit limonda doğal olarak bulunur. Gıdaya eklenen biçim ve doz, doğal kaynaklardan farklı olabilir. Çalışma bu ayrımı tam çözemiyor.
NutriNet-Santé, Fransa'da uzun yıllardır süren büyük bir beslenme kohortu. Katılımcılar her altı ayda bir, üç gün boyunca yediği içtiği her şeyi kaydetti. Araştırmacılar bu kayıtları ürün bazında katkı maddesi bilgileriyle eşleştirdi.
Sonra herkes ortalama yedi-sekiz yıl izlendi. Yeni tanı alan yüksek tansiyon ve kalp-damar olayları sayıldı. İlk iki yılda katılımcıların yüzde 99,5'i en az bir koruyucu tüketmişti. Yani maruziyet neredeyse evrensel.
Koruyucular iki gruba ayrıldı. Antioksidan olmayanlar bakteri ve küf üremesini engeller; nitrit ve sülfitler bu grupta. Antioksidanlar ise yağların acılaşmasını ve renk kaybını yavaşlatır; askorbatlar bu grupta.
Bu oranlar göreli risk. Kişinin başlangıç riski düşükse, yüzde 22'lik artış mutlak olarak küçük kalabilir. Araştırmacılar yaş, kilo, sigara, hareket ve genel beslenme kalitesi gibi etkenleri hesaba kattı. Yine de ölçülemeyen etkenler kalmış olabilir.
Birleşik Krallık Science Media Centre'ın görüşünü aldığı uzmanlar iki noktaya dikkat çekti. Birincisi, gözlemsel tasarım. Koruyucuyu çok tüketen kişi genellikle daha fazla işlenmiş gıda yiyor. Sonucu koruyucu mu, yoksa tüm beslenme örüntüsü mü belirliyor, ayırmak zor.
İkincisi, ölçüm sorunu. Gıda sanayisi ürünlerdeki katkı miktarını açıklamak zorunda değil. Araştırmacılar çoğu ürün için miktarı tahmin etti. Bir uzman tüketicilerin endişelenmesine gerek görmedi. Diğeri ise sinyallerin daha fazla araştırmayı hak ettiğini söyledi.
Sodyum nitrit; sucuk, salam ve sosiste kürleme için kullanılır. Gazlı içecekler ve hazır meyve suları sıklıkla sitrik asit ve sorbat içerir. Paketli unlu mamuller ve soslar da listede sık görülür.
Türkiye'de katkı maddesi kullanımı Türk Gıda Kodeksi ile düzenlenir. İzinli listeler büyük ölçüde Avrupa Birliği ile uyumlu. Yani bu sekiz madde burada da yasal ve yaygın. Sorun yasallık değil; toplam miktar ve sıklık.
Bu bilgi paniğe değil, etiket okumaya çağırıyor. İçindekiler listesinde E harfiyle başlayan kodlara bakın. Birden fazla koruyucu içeren ürünü daha seyrek tüketin.
Etiket okumayı alışkanlık haline getirin. Aynı ürünün farklı markaları çok farklı katkı listesi taşıyabilir. Kısa içindekiler listesi genellikle daha iyi seçim.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyada 30-79 yaş arası yaklaşık 1,3 milyar kişi yüksek tansiyonla yaşıyor. Bunların yarıya yakını durumundan habersiz. Tansiyonu bilmek, hangi katkı maddesini tükettiğinizi bilmekten daha güçlü bir adım.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez.
Bu konuyla ilgili Doktorclub'da ele aldığımız diğer hekim onaylı rehberler: