30 Saniyede Özet
Temmuz 2026'da International Journal of Cancer dergisinde yayımlanan bir çalışma, Türkiye'nin sekiz ilinde 2008–2017 yıllarında kanser tanısı alan hastaları izledi. Meme kanseri memeyle sınırlıyken yakalanan kadınlarda, sekiz ilin yedisinde beş yıllık yaşam oranı %95'i aştı. Bu oran başka ölüm nedenleri ayıklanarak hesaplandı; yani beş yıl içinde kanser nedeniyle kaybedilen kadın 100'de 5'ten azdı. İncelenen beş kanserin hepsinde beş yıllık yaşam oranı ikinci dönemde yükseldi; en zor tablo yine akciğerdeydi. Ancak veriler Türkiye'nin tamamını değil sekiz ili gösteriyor ve 2017'den sonra gelen tedavileri yansıtmıyor.
Sekiz ilin kanser kaydı neyi ölçtü?
Çalışmayı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) ile Antalya, Bursa, Edirne, Erzurum, Eskişehir, İzmir, Samsun ve Trabzon'un kanser kayıt merkezleri birlikte yürüttü. Bu kayıtlar yalnız büyük hastanelerin hastalarını değil, o ilde konan tüm kanser tanılarını izler.
Araştırmacılar 2008–2012 ile 2013–2017 yıllarında tanı alanları karşılaştırdı. Hastaların beş yıl içindeki kaybı, aynı yaş ve cinsiyetteki genel nüfusta beklenen kayıpla kıyaslandı. Böylece kalp krizi ya da kaza gibi başka ölüm nedenleri hesaptan çıktı, rakam yalnız kanserin etkisini gösterir hâle geldi. Bu yüzden yazıdaki "beş yıllık yaşam oranı", beş yıl sonra hayatta olanların düz payı değildir. %95 demek, kanser nedeniyle kaybedilenlerin 100'de 5'ten az olduğu demektir; hayatta olanların gerçek payı, başka nedenlerle ölenler yüzünden biraz daha düşüktür.
Meme kanserinde erken tanının payı
İyileşmenin en belirgin olduğu üç kanserden biri memeydi. Tümör memeyle sınırlıyken tanı alan kadınlarda, sekiz ilin yedisinde beş yıllık yaşam oranı 100'de 95'i aştı. Bu "yerel" evre, kanserin koltuk altı bezlerine ve uzak organlara henüz sıçramadığı dönemdir.
Mamografi taramasının amacı kanseri tam bu evrede yakalamaktır. Sağlık Bakanlığı'nın ulusal programında 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi çekiliyor. Bunun için aile hekiminize, bir KETEM'e (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ya da sağlıklı hayat merkezine başvurmanız yeterli.
Kolon, prostat, tiroid ve akciğerde ne değişti?
Kolon ve rektum kanserinde de artış belirgindi. Hastalık bağırsakla sınırlıyken yakalananlarda beş yıllık yaşam oranı her ilde %75'i aştı; yani kanser nedeniyle kaybedilen 100'de 25'ten azdı. Kolon kanserini bu evrede yakalamak için 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere iki yılda bir, ücretsiz olarak gaitada gizli kan testi yapılıyor.
Tiroid kanseri iki dönemde de en iyi tabloyu gösterdi; beş yıllık yaşam oranı %89'u aştı. Akciğer kanseri ise listenin en altında kaldı. En düşük oranın görüldüğü Edirne'de, iki dönemde de beş yıllık yaşam oranı %10 dolayındaydı.
Genel iyileşme mütevazı: Kanser türüne göre, beş yıllık yaşam oranı ikinci dönemde yaklaşık 1 ila 5 puan yükseldi. Artış en çok meme, prostat ve kolon kanserinde belirgindi; çalışmanın yayımlanan özeti prostat için ayrı bir oran vermiyor. Antalya ve Trabzon hem en yüksek oranları hem de en büyük artışı gösterdi; Erzurum'da ise ilerleme sınırlı kaldı. Yazarlar bu gelişmeyi büyük olasılıkla tedaviye erişimin genişlemesine bağlıyor.
Yaş da fark yarattı. Artış en çok 65 yaş ve üstündeki hastalarda görüldü; yalnız akciğer kanserinde gençlerin ilerlemesi daha büyüktü.
Kanser yayılmışsa bu rakamlar ne söyler?
Sekiz ilin verisinde öne çıkan oranlar erken evreye ait, bu yüzden yayılmış hastalığı olan biri kendini bu rakamlarda bulamaz. Uzak organlara yayılmış kanser için en geniş güncel veri, ABD'nin ulusal kanser kayıtlarından geliyor. Orada 2016–2022'de tanı alanlarda, aynı yöntemle hesaplanan beş yıllık yaşam oranı meme kanserinde %34 kadardı. Aynı oran kolon kanserinde %17, akciğer kanserinde %10 dolayındaydı.
Bu oranlar yalnız kaba bir çerçeve çizer: Başka bir ülkenin hastalarına aittir ve son birkaç yılda çıkan ilaçları tam yansıtmaz. Yayılmış meme kanserinde bile tümörün hormon duyarlılığı ve HER2 adlı büyüme proteinini taşıyıp taşımadığı, beklentiyi büyük ölçüde değiştirir. Bu yüzden onkoloğunuza genel bir oran yerine, tümörünüzün özelliklerine göre hangi tedavilerin sırayla denenebileceğini sorun.
Bu çalışma bugünkü hastaya ne kadar uyar?
Nüfus tabanlı kayıtlar gerçek hayatı iyi yansıtır, ama sekiz ilin sonucu başka bölgelere birebir taşınamaz. En yeni hastalar 2017'de tanı almıştı; sonra kullanıma giren tedavilerin etkisi bu rakamlarda yok. Bugün tanı alan biri için tablonun ne kadar değiştiğini ancak daha yeni kayıt verileri gösterebilir.
Kendi durumunuz için en doğru bilgiyi, evreyi ve tümörün özelliklerini bilen onkoloğunuz verir. Görüşmede kanserin yerel mi yayılmış mı olduğunu açıkça sorun. Tedavinin amacının tam iyileşme mi, hastalığı kontrol altında tutmak mı olduğunu da netleştirin. Tedavi bittikten sonra kontrollerin hangi sıklıkla yapılacağını not edin.
Hekimler için kısa not
- Tasarım: nüfus tabanlı kohort; 8 PBCR (nüfus tabanlı kanser kaydı): Antalya, Bursa, Edirne, Erzurum, Eskişehir, İzmir, Samsun, Trabzon. Tanı dönemleri 2008–2012 ve 2013–2017. Yazarlar: IARC Kanser Gözetim Şubesi ve il kanser kayıt merkezleri; fon: Birleşik Krallık Medical Research Council.
- Ölçü: yaşa göre standardize 5 yıllık göreli sağkalım (ASRS); yaş, cinsiyet ve yayılım evresine göre. Kanserler: akciğer, meme, kolorektal, prostat, tiroid.
- Dönemler arası ASRS artışı 1,4–4,6 yüzde puan; en belirgin meme, prostat ve kolorektal kanserde. Tiroid ASRS >%89; akciğer en düşük (Edirne iki dönemde ~%10).
- 2013–2017 lokalize evre: meme ASRS 8 kaydın 7'sinde >%95; kolorektal tüm kayıtlarda >%75. Artış ≥65 yaşta en büyük; akciğerde tersine (≥65: +0,6; <65: +3,2 puan). Antalya ve Trabzon en yüksek ASRS ve kazanım; Erzurum sınırlı.
- Uzak evre karşılaştırması (SEER 21, 2016–2022, 5 yıllık göreli sağkalım): meme %33,8, kolorektal %16,9, akciğer %10,5, prostat %40,1, tiroid %48,3.
Kaynaklar
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez.
İlgili Yazılar
Bu konuyla ilgili Doktorclub'da ele aldığımız diğer ilgili yazılar: