Beden algısı bozukluğu (beden dismorfik bozukluğu) nedir?
Beden dismorfik bozukluğu, kişinin görünüşündeki bir ya da birkaç özelliği kusur olarak görmesi ve bununla çok fazla zaman geçirerek uğraşması durumudur. Söz konusu özellik çoğu zaman başkalarının fark etmediği ya da önemsemediği kadar küçüktür. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) bu durumu bir ruh sağlığı sorunu olarak tanımlar ve açıkça belirtir: Bu durumu yaşamak, kişinin kendini beğenmiş ya da görünüşüne düşkün olduğu anlamına gelmez; son derece üzücü olabilir ve gündelik yaşamı etkileyebilir.
Kaygı en sık yüzle ilgilidir: cilt, burun, dudak, saç, çene hattı. Ancak bedenin herhangi bir bölgesi kaygının odağı olabilir. Her yaşta görülebilir; en sık ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlar, kadınları da erkekleri de etkiler. Nedeni tam olarak bilinmemektedir; ailede benzer bir durumun, takıntı hastalığının ya da depresyonun bulunması ve çocuklukta alay edilme ya da zorbalığa uğrama ile ilişkili olabileceği belirtilir.
Burada önemli bir ayrım vardır. Görünüşünden zaman zaman rahatsız olmak, bir özelliğini değiştirmek istemek ya da estetik bir işlem düşünmek bu bozukluk demek değildir. Fark, kaygının yoğunluğunda, kapladığı zamanda ve yaşamı ne ölçüde kısıtladığındadır.
Hangi belirtiler dikkat çeker?
Aşağıdakiler bu durumda sık görülen davranış ve düşüncelerdir. Tek tek ele alındığında birçoğu herkesin zaman zaman yaptığı şeylerdir; anlamlı olan, sürekli olmaları ve sıkıntı vermeleridir.
- Bedenin belirli bir bölgesiyle, özellikle yüzle ilgili yoğun ve süregelen kaygı
- Görünüşünü sık sık başkalarıyla karşılaştırma
- Aynaya çok sık bakma ya da tersine, aynalardan ve fotoğraflardan tümüyle kaçınma
- Kusur olarak görülen özelliği gizlemek için makyaj, saç, giysi ya da duruşla uzun süre uğraşma
- Cildi pürüzsüz hâle getirmek için sıkma, koparma, kurcalama
- Yakınlardan tekrar tekrar 'kötü görünmüyorum, değil mi?' onayı isteme ve aldığı yanıtla rahatlayamama
- Görünüş nedeniyle işten, okuldan, arkadaş buluşmalarından ya da fotoğraf çekilmekten uzak durma
Bu durum tedavi edilmediğinde çalışma hayatını, sosyal yaşamı ve ilişkileri etkileyebilir; depresyona, kendine zarar vermeye ve intihar düşüncelerine yol açabilir. NHS, belirtilerin tedavisiz kendiliğinden geçmesinin pek beklenmediğini ve zamanla ağırlaşabileceğini, yardım istemekte utanılacak bir yan olmadığını vurgular.
Estetik işlem isteyenlerde ne kadar sık görülür?
Farklı ortamlarda yapılmış çalışmaları bir araya getiren bir sistematik derleme, beden dismorfik bozukluğunun erişkinlerde toplum genelindeki sıklığını yaklaşık yüzde 2 olarak hesaplamıştır. Aynı derlemede bu oran genel estetik cerrahi başvurularında yaklaşık yüzde 13, kozmetik dermatoloji polikliniklerinde yaklaşık yüzde 9, burun estetiği için başvuranlarda ise yaklaşık yüzde 20 bulunmuştur.
Estetik cerrahi ve dermatoloji hastalarına odaklanan bir başka meta-analiz benzer bir tablo çizer: Estetik cerrahi hastalarında ortalama yüzde 15, dermatoloji hastalarında ortalama yüzde 13. Ancak bu çalışmanın en önemli bulgusu ortalamalar değil, aralıklardır: Tek tek çalışmalarda oranlar yüzde 2 ile yüzde 57 arasında değişmiştir.
Bu sayıları temkinli okuyun. Çalışmalar farklı ülkelerde, farklı tarama anketleriyle ve çoğunlukla ameliyat ya da dermatoloji hastalarında yapılmıştır; dolgu ve botulinum toksin gibi ameliyatsız işlemler için başvuranlara özgü veriler daha azdır. Güvenle söylenebilecek olan şudur: Bu durum estetik işlem isteyenler arasında genel topluma göre belirgin biçimde daha sıktır ve çoğu zaman fark edilmez.
Bu, estetik işlem isteyen herkesin bir ruh sağlığı sorunu yaşadığı anlamına gelmez. Başvuranların büyük çoğunluğunda bu bozukluk yoktur. Sayılar yalnızca, hekimin muayenede bu olasılığı aklında tutmasının neden gerekli olduğunu gösterir.
Estetik işlem bu kaygıyı giderir mi?
Çoğu zaman gidermez. Beden dismorfik bozukluğu tanısı almış 200 kişinin incelendiği bir çalışmada katılımcıların yaklaşık üçte ikisi dermatolojik tedavi ya da ameliyat gibi psikiyatri dışı bir tedavi görmüş; bu tedaviler bozukluğun belirtilerini nadiren düzeltmiştir. Aynı araştırma grubunun daha önceki, 289 kişilik çalışması da benzer sonuç vermiştir.
Konuyu eleştirel biçimde ele alan bir derleme, eldeki yayınların bu kişilerin çoğunda estetik girişimlerden sonra sonucun kötü olduğuna işaret ettiğini belirtir. Aynı derleme dürüst bir çekince de koyar: İleriye dönük, iyi tasarlanmış çalışma azdır ve hafif belirtileri olan, kaygısı tek bir bölgeyle sınırlı bazı kişilerin işlemden yarar görebileceği olasılığı tümüyle dışlanamamaktadır. Bu nedenle karar genellemeyle değil, kişinin durumunu değerlendiren hekimler tarafından verilir.
Sonucun neden çoğu zaman yetmediği, sorunun yeriyle ilgilidir. Bu durumda sıkıntının kaynağı dokunun biçiminden çok, o bölgenin nasıl algılandığıdır. İşlem teknik olarak başarılı olsa bile kişi sonucu yetersiz bulabilir, kaygı başka bir bölgeye kayabilir ya da aynı bölge için yeni işlem arayışı başlayabilir. Her işlemin kendi riski olduğu için bu döngü, yarar sağlamadan risk biriktirir. Tekrarlayan işlem isteği konusunu “Söylenti: Botoks ve dolgu bağımlılık yapar, bir kere yaptıran bırakamaz — Bilim ne diyor?” yazımızda ayrıca ele alıyoruz.
Görünüşle ilgili kaygı günün büyük bölümünü kaplıyorsa, yapılacak işlem çoğu zaman beklenen rahatlamayı sağlamaz. Böyle bir durumda işlemi ertelemek hastayı geri çevirmek değil, önce doğru desteğe ulaşmasına yardımcı olmaktır.
Dr. Hamza GemiciDoktorclub Medikal Direktörü · Medikal Estetik Hekimi
Kendime sorabileceğim sorular
Aşağıdaki sorular, İngiltere'nin sağlık kılavuz kuruluşu NICE'ın hekimlere önerdiği tarama sorularından uyarlanmıştır. Hekimler bunları, kaygının gündelik yaşamı ne kadar etkilediğini anlamak için kullanır.
- Görünüşüm hakkında çok endişeleniyor ve bunu daha az düşünebilmeyi istiyor muyum?
- Görünüşümle ilgili tam olarak hangi özellikler beni rahatsız ediyor?
- Sıradan bir günde görünüşüm kaç saat aklımda? (Kılavuz, günde bir saatten fazlasını aşırı kabul eder.)
- Bu kaygı yaşamımı nasıl etkiliyor?
- İşimi yapmamı ya da arkadaşlarımla birlikte olmamı zorlaştırıyor mu?
Estetik işlemler açısından şu soruları da eklemek yararlı olabilir: Daha önce yaptırdığım işlemlerden sonra rahatladım mı, yoksa kısa sürede yeni bir kusur mu aramaya başladım? Aynı şikâyet için birden fazla hekime gittim mi? Yakınlarım 'bir şey görmüyorum' dediğinde onlara inanabiliyor muyum? İşlem olmazsa hayatımın düzelmeyeceğini mi düşünüyorum?
Bu bir test değildir ve bir puanı yoktur. Sorulara 'evet' demek tanı anlamına gelmez; 'hayır' demek de sorun olmadığını göstermez. Yanıtlarınız sizi düşündürüyorsa, bunu bir aile hekimiyle ya da bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak için yeterli bir nedendir.
Hekim işlemi erteler ya da önermezse bu ne anlama gelir?
Bir hekimin 'bunu şimdi yapmayalım' ya da 'bu işlemi size önermiyorum' demesi kırıcı gelebilir. Oysa bu çoğu zaman hekimin sizi dinlediğini ve yalnız işlemi değil sizi düşündüğünü gösterir. NICE kılavuzu, estetik ya da dermatolojik bir işlem isteyen kişilerde hekimlerin bu olasılığı düzenli olarak akılda tutmasını ve bozukluktan şüphelenilen kişilerin bu konuda deneyimli bir ruh sağlığı uzmanınca değerlendirilmesini önerir.
- İşlemin sizi rahatlatma olasılığı düşükse, hekim sizi yarar görmeyeceğiniz bir riskten korur.
- Önce kaygının kendisine yönelik destek almak, daha sonra verilecek kararı daha sağlıklı kılar.
- Erteleme çoğu zaman bir kapının kapanması değil, sıranın değişmesidir: önce değerlendirme, sonra karar.
- Her isteği sorgusuz kabul eden bir uygulayıcı, sizin yararınızı gözeten bir hekimden daha güvenli değildir.
Bir hekim işlemi önermediğinde hemen başka bir yere gitmek yerine nedenini sormak yararlıdır. Benzer bir yanıtı birden fazla hekimden aldıysanız bu, üzerinde durmaya değer bir bilgidir. Hekim ve kuruluş seçerken dikkat edilecek noktalar “Medikal Estetik İçin Klinik ve Hekim Seçerken 10 Maddelik Güvenlik Kontrol Listesi” yazımızda; ilk kez işlem düşünenler için genel çerçeve “İlk Kez Medikal Estetik Yaptıracaklar İçin Rehber” yazımızda yer alır.
Sosyal medya ve filtreler ne kadar etkili?
Düzenlenmiş ve filtrelenmiş görüntülere sürekli bakmak, 'olağan' yüz algısını değiştirebilir. Dudak dolgusunu belirgin biçimde abartılı düzeyde yaptırmış 24 kadınla yapılan görüşmelere dayanan nitel bir çalışmada katılımcıların çoğu, sosyal medyanın güzellik algılarını etkilediğini anlatmış; araştırmacılar bunu algının zaman içinde kayması olarak tanımlamıştır. Bu küçük ve seçilmiş bir gruptur; nedensellik göstermez. Yine de işlem kararını bir ekran görüntüsüne göre değil, aynadaki yüzünüze ve hekim muayenesine göre vermeniz için iyi bir hatırlatmadır. Genç yaştaki başvurular için “Gençlerde Medikal Estetik” yazımıza bakabilirsiniz.
Yakınım için endişeleniyorum, ne yapabilirim?
- Gördüğünüz 'kusuru' tartışmak yerine yaşadığı sıkıntıyı ciddiye alın: 'Bunun seni ne kadar yorduğunu görüyorum' demek, 'hiçbir şeyin yok' demekten daha çok işe yarar.
- Görünüşüyle ilgili tekrar tekrar güvence vermek kısa süreli bir rahatlama sağlar, ancak kaygıyı beslediği düşünülür. Güvence yerine birlikte destek aramayı önerin.
- 'Kendini beğenmiş', 'takıntılı' gibi yaftalardan ve alaydan kaçının; bu durum bir tercih değildir.
- Bir aile hekimine ya da ruh sağlığı uzmanına başvurmasını önerin; isterse randevuya eşlik etmeyi teklif edin.
- Yeni bir işlem için baskı yapmayın, işlemi de yasaklamaya çalışmayın; kararın bir değerlendirmeden sonra verilmesini önerin.
- Umutsuzluk, 'yaşamak istemiyorum' gibi sözler ya da kendine zarar verme belirtileri fark ederseniz yalnız bırakmayın ve acil yardım isteyin.
- Kendi sınırlarınızı ve sağlığınızı da gözetin; yakın olmak yorucu olabilir.
Etkili tedaviler var mı?
Evet. NHS ve NICE, bu durumun tedavisinde iki yaklaşımı önerir: bilişsel davranışçı terapi ve bir grup antidepresan ilaç. Bilişsel davranışçı terapi, kaygıyı tetikleyen durumları tanımayı ve bunlara verilen tepkiyi değiştirmeyi hedefler; çoğunlukla kişinin kaçındığı durumlarla adım adım yüzleşmesini ve ayna kontrolü gibi davranışları azaltmasını içerir. İlaç tedavisinde serotonin üzerinden etki eden antidepresanlar kullanılır. Hangi yaklaşımın, ne zaman ve ne kadar süreyle uygulanacağına ruh sağlığı uzmanı karar verir; belirtiler ağır olduğunda ikisi birlikte önerilebilir.
Kanıtın gücü konusunda açık olmak gerekir. Bir Cochrane derlemesi, o tarihte az sayıda ve küçük rastgele kontrollü çalışma bulunduğunu, bunların hem ilaç tedavisinin hem de bilişsel davranışçı terapinin yararlı olabileceğini düşündürdüğünü ve bulguların yinelenmesi gerektiğini bildirmiştir. Yani bu tedaviler kurumların önerdiği ve işe yaradığına dair kanıt bulunan seçeneklerdir, ancak herkes aynı ölçüde yanıt vermez ve iyileşme zaman alır.
İlk adım için bir psikiyatri uzmanına doğrudan ya da aile hekiminiz aracılığıyla başvurabilirsiniz. Estetik işlem için görüştüğünüz hekime kaygınızı açıkça anlatmanız da bir başlangıçtır; hekiminiz sizi uygun bir uzmana yönlendirebilir. Bu arada düzenli uyku, hareket ve sevdiğiniz insanlarla zaman geçirmek destekleyici olabilir, ancak tedavinin yerini tutmaz.
Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceniz varsa: beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin
- Bu düşünceler bu durumda görülebilir ve bir zayıflık değildir; acil tıbbi yardım gerektirir.
- Yalnız kalmayın: Güvendiğiniz bir yakınınıza haber verin ve yanınıza gelmesini isteyin.
- Bir yakınınız için endişeleniyorsanız onu yalnız bırakmayın ve onun adına yardım çağırın.
- Estetik işlem kararını bu dönemde vermeyin; önce güvende olmanız gerekir.
Sonuç
Görünüşle ilgili kaygı yaşamınızın büyük bölümünü kaplıyorsa sorun büyük olasılıkla aynada değil, kaygının kendisindedir ve bunun için etkili destek vardır. Estetik işlemler bu durumda çoğu zaman beklenen rahatlamayı sağlamaz. İşlemi erteleyen ya da önermeyen hekim size karşı değil, sizin yanınızdadır. Yardım istemek bir zayıflık değil, sorunu doğru yerden çözmeye başlamaktır.
Hekiminize sorabileceğiniz sorular
- Sizce benim şikâyetim, bu işlemle değişebilecek bir özellik mi?
- Bu işlemden sonra beklentimin karşılanmama olasılığı nedir?
- İşlemi ertelemeyi ya da yapmamayı önerir misiniz; nedenini anlatır mısınız?
- Görünüşümle ilgili kaygım günümün büyük bölümünü alıyor; bunu kiminle konuşmalıyım?
- Karar vermeden önce bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmemi önerir misiniz?
- Daha önce yaptırdığım işlemlerden memnun kalmadım; bu yeni kararımı nasıl etkiler?
- Karar vermek için kendime ne kadar süre tanımalıyım?
- Destek aldıktan sonra işlemi yeniden değerlendirebilir miyiz?
Sık sorulan sorular
Görünüşümden memnun değilim; bende beden algısı bozukluğu mu var?
Görünüşünden zaman zaman rahatsız olmak çok yaygındır ve tek başına bir bozukluk değildir. Kaygı günde saatlerinizi alıyor, işinizi ya da ilişkilerinizi etkiliyor ve sizi çok yıpratıyorsa bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeniz yararlı olur. Tanıyı yalnız uzman değerlendirmesi koyabilir; bu sayfa tanı koymaz.
Estetik işlem beden dismorfik bozukluğunu düzeltir mi?
Araştırmalar, bu durumu yaşayan kişilerin çoğunda estetik ve dermatolojik işlemlerin kaygıyı azaltmadığını göstermektedir. Hafif belirtileri olan bazı kişilerin yarar görebileceği olasılığı tümüyle dışlanmış değildir; bu nedenle karar, kişiyi değerlendiren hekimlerce verilir.
Hekim işlemi yapmak istemedi; başka bir hekime gitmeli miyim?
İkinci bir görüş almak hakkınızdır. Ancak önce işlemin neden önerilmediğini sormanız yararlı olur. Benzer yanıtı birden fazla hekimden alıyorsanız, yeni bir uygulayıcı aramak yerine kaygının kendisi için destek almak daha yararlı bir adım olabilir.
Bu durum yalnız kadınlarda mı görülür?
Hayır. Kadınları da erkekleri de etkiler. Estetik ve dermatoloji başvurularını inceleyen çalışmalarda her iki cinsiyetten kişiler yer almıştır; erkeklerde de fark edilmeden kalabilir.
Tedavisi var mı, ne kadar sürer?
Bilişsel davranışçı terapi ve hekim kararıyla kullanılan antidepresan ilaçlar önerilen tedavilerdir. Süre kişiye göre değişir ve iyileşme genellikle haftalar ile aylar alır. Planı ruh sağlığı uzmanı belirler.
Kendi kendime geçer mi?
Sağlık kurumları, belirtilerin tedavi olmadan geçmesinin pek beklenmediğini ve zamanla ağırlaşabileceğini belirtir. Bu nedenle beklemek yerine bir hekimle konuşmak önerilir.
Yakınım sürekli yeni işlem istiyor; onu nasıl ikna ederim?
Görünüşü hakkında tartışmak ya da işlemi yasaklamak çoğu zaman işe yaramaz. Yaşadığı sıkıntıyı ciddiye aldığınızı gösterin ve bir aile hekimine ya da ruh sağlığı uzmanına birlikte gitmeyi önerin. Kendine zarar verme belirtisi görürseniz acil yardım isteyin.
Sosyal medya bu duruma yol açar mı?
Bozukluğun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Düzenlenmiş görüntülere sürekli bakmanın güzellik algısını etkileyebildiğine dair veriler vardır, ancak bunun tek başına bozukluğa yol açtığı gösterilmiş değildir.
Kaynaklar
- Body dysmorphic disorder (BDD) — NHS (Birleşik Krallık), 2023
- Obsessive-compulsive disorder and body dysmorphic disorder: treatment (Clinical guideline CG31) — National Institute for Health and Care Excellence (NICE), 2005
- Body dysmorphic disorder in different settings: A systematic review and estimated weighted prevalence (Veale D ve ark.). Body Image 2016;18:168–186. PMID: 27498379 — Body Image, 2016
- Prevalence of Body Dysmorphic Disorder in Plastic Surgery and Dermatology Patients: A Systematic Review with Meta-Analysis (Ribeiro RVE). Aesthetic Plast Surg 2017;41(4):964–970. PMID: 28411353 — Aesthetic Plastic Surgery, 2017
- A critical review of cosmetic treatment outcomes in body dysmorphic disorder (Bowyer L ve ark.). Body Image 2016;19:1–8. PMID: 27517118 — Body Image, 2016
- Nonpsychiatric medical treatment of body dysmorphic disorder (Crerand CE, Phillips KA, Menard W, Fay C). Psychosomatics 2005;46(6):549–555. PMID: 16288134 — Psychosomatics, 2005
- Pharmacotherapy and psychotherapy for body dysmorphic disorder (Ipser JC, Sander C, Stein DJ). Cochrane Database Syst Rev 2009;(1):CD005332. PMID: 19160252 — Cochrane Database of Systematic Reviews, 2009
Medikal Estetik Uzman Kurulu
Bu yazı Doktorclub Medikal Estetik Uzman Kurulu tarafından denetlenmiştir.