Şöyle bir günü düşünün: Öğleden sonra canınız alışılmadık derecede çikolata istiyor. Birkaç parça yiyorsunuz. Bir süre sonra tanıdık baş ağrısı başlıyor ve aklınızdan aynı düşünce geçiyor:
“Yine çikolata yüzünden oldu!”
Bu bağlantıyı kurmak çok anlaşılır. Ancak olayların sırası, nedenini her zaman açıklamaz. Bazen çikolata isteği, başlamakta olan migren atağının bir parçası olabilir. Yani baş ağrısından önce yediğiniz çikolata, henüz fark etmediğiniz bir sürecin ardından gelmiş olabilir.
Migren, başımız ağrıdığı anda başlamayabilir
Migreni çoğu zaman ağrısıyla fark ederiz. Oysa bazı kişilerde ağrıdan saatler, hatta bir–iki gün önce farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Bu döneme “prodrom”, yani öncü belirtiler dönemi diyoruz.
Sık esnemek, açıklanamayan yorgunluk, odaklanmakta zorlanmak, boyunda gerginlik veya ruh halinde değişiklik bunlardan bazılarıdır. Her hastada görülmezler; aynı kişinin her atağında da aynı şekilde ortaya çıkmayabilirler. Elektronik günlüklerle yapılan araştırmalar, bu belirtileri tanıyan bazı hastaların yaklaşan baş ağrısını önceden fark edebildiğini gösteriyor.
Tatlı isteği de bu erken değişikliklere eşlik edebilir
Bazı migrenli bireyler atak öncesinde belirgin bir yeme isteği tarif eder. Özellikle çikolata gibi sevilen yiyeceklere yönelme, sonradan “tetikleyici” olarak yorumlanabilir.
Beslenme alışkanlıklarının ve atak öncesi tüketimin izlendiği bir çalışmada, çikolata yeme ile atak öncesindeki yiyecek isteği arasında bir ilişki bulunmuştu. Bu sonuç, bazı kişilerde çikolatanın neden değil, yaklaşan atağa eşlik eden bir davranış olabileceğini düşündürüyor. Ancak tek başına bu gözlem de herkes için kesin bir açıklama sunmuyor.
Burada kendimize sorabileceğimiz yararlı bir soru var:
“Çikolatayı yemeden önce kendimi gerçekten her zamanki gibi hissediyor muydum?”
Belki o sabah daha yorgundunuz. Belki öğleden sonra durmadan esniyor, işinize odaklanmakta zorlanıyordunuz. Ağrı başlayınca bütün dikkatinizi son yediğiniz yiyeceğe vermiş olabilirsiniz.
Peki, çikolata tamamen masum mu?
Bunu da kesin bir cümleyle söyleyemeyiz.
Çikolatayı tetikleyici olarak bildiren hastalar var. Bununla birlikte, kontrollü araştırmalar çikolatanın herkes için güvenilir bir migren tetikleyicisi olduğunu ortaya koymuyor. Örneğin, çift kör bir çalışmada, çikolata tüketimi karşılaştırma ürününe kıyasla daha fazla baş ağrısıyla ilişkili bulunmamıştı. Çalışmaların küçük olması ve kişisel farklılıklar nedeniyle sonuçlar dikkatle değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “Migreniniz varsa çikolatayı hayatınızdan çıkarın” demek yerine, yaşadığınız örüntüyü anlamaya çalışmak daha faydalıdır.
Yasak listesi yerine küçük bir gözlem defteri
Çikolatayla ilişkinizden şüpheleniyorsanız, birkaç hafta boyunca kısa notlar tutabilirsiniz:
- Çikolatayı ne zaman, yaklaşık ne kadar yediniz?
- Yemeden önce belirgin bir tatlı isteğiniz var mıydı?
- Esneme, yorgunluk veya dikkat güçlüğü başlamış mıydı?
- O gün uykunuz, öğünleriniz ve günlük düzeniniz nasıldı?
- Baş ağrısı ne zaman başladı?
- Çikolata yediğiniz ama başınızın ağrımadığı günler de oldu mu?
Son soru özellikle değerlidir. Çikolatadan sonra gelen ağrıyı kolayca hatırlarız; çikolata yiyip günümüze sorunsuz devam ettiğimiz zamanları ise gözden kaçırabiliriz.
Bu kayıtlar tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz. Fakat hekiminizle birlikte değerlendirebileceğiniz daha dengeli bir tablo oluşturabilirsiniz. Kendinizi sınamak için özellikle çikolata yemeniz veya çok sayıda besini aynı anda kesmeniz gerekmez.
Kendinizi suçlamak yerine belirtilerinizi tanıyın
Bir parça çikolata yedikten sonra başlayan her atak, yanlış bir seçim yaptığınız anlamına gelmez. Migrenle yaşamak zaten yeterince yorucudur; buna her lokmayı sorgulama yükünü eklemeyelim.
Kayıtlarınızda tekrarlayan, belirgin bir ilişki görüyorsanız, bunu hekiminizle konuşun. Çikolata isteğine başka öncü belirtiler de eşlik ediyorsa, bu bilgi kişisel atak planınızı geliştirmeye yardımcı olabilir. Yalnızca canınız çikolata istedi diye atak ilacı almak yerine, önceden birlikte belirlediğiniz tedavi planını izleyin.
Sevgili okurlar,
Bazen migrenin ilk ipucu ağrı değildir. Gün içindeki küçük değişiklikleri fark etmek, bedenimizi daha doğru anlamamızı sağlar.
Bir sonraki çikolata isteğinde yalnızca tabağınıza değil, o gün nasıl hissettiğinize de dikkat edin.